Annemle Seks Hikayemiz 6 ( Uzun Konulu Hikaye )

Artık annemle sadece oynaşmak hayalim yerini dolu dolu seksle geçen günlere bırakmıştı. Annem bir yönden de çok iyi bir öğrenciydi aslında. Yıllardır alta yatıp babamın gel gitleri ile 5 dakika süren seks günleri saatleri buluyordu artık, zevk aldıkça da annem benim yeni fikirlerime hayır demiyordu. Öyle ki bir gün yemekten sonra o mutfakta uğraşırken babam duş alacağını söyleyip banyoya girer girmez yanına gelip arkasından dayadım hemen, “oğlum olmaz şimdi baban aniden çıkıverir” “o zaman çok azdım anne ağzına alda şunu bir indiriver” diyerek kalçalarını da kuvvetlice sıktım. Annem önündeki önlüğüne elini kurulayıp önüme diz çöktü hemen öyle bir iştahla yalıyordu ki “Harikasın orospu seninle yatan erkek gam yemez bu dünyada” dedim. Annem önce sikimin başında diliyle daireler çizerek hafif hafif sikimi ağzına almaya başladı. Sonra sikimi ağzına sığdırmaya çalışırken de öyle güzel vakumluyordu ki anlatamam. Ona porno izlettire izlettire pozisyon zenginliğini ve ufkunu da açmıştım anlaşılan. En sonunda geliyorum diyerek başörtüsünden sıkıca tutarak sikime bastırdım annemin başını. Hayır falan demedi, sikim ritimli ritimli atarak döllerini boşaltırken annem de hepsini afiyetle içti, en sonunda da sikimi emerek güzelce temizleyip külotuma yerleştirerek “hımmmm işte bu güzeldi” dedi.

Annem git gide tam bir orospu oluyordu. Esk**en giymem dediği külotlu çoraplar artık ayağından çıkmaz olmuştu. Değişik değişik desenlerde bir sürü külotlu çorabı vardı artık annemin. Başörtüleri falan artık daha bir canlı renklerde ve çoğu da güzel bir makyaj yaptığında iç gıdıklayıcı görünümde oluyordu. Esk**en ben böyle giyinmesini isterken şimdi her zaman böyle buram buram seks kokan bir tipte giyinmesini bazen kıskanmıyor da değilim.

Hafta sonu gelip çattığında annem Pazar alışverişinde kendisine yardım etmemi istedi. Bir nevi hamallık yapacaktım işte. Yan apartmanda oturan komşumuz Necla ablayla birlikte düştük Pazar yoluna. Onlar mahalleyi çekiştire çekiştire yürüyedursunlar ben arkalarında bir sigara yakıp ikisinin de kocaman götünü izliyordum. Necla abla da az fırıldak değildir aslında bir keresinde annemler diğer komşularla konuşurken duymuştum oğlu bu kaltağı üniversiteden arkadaşıyla yakalamıştı. Zaten 45-50 yaşına gelmiş bir kadın gibi de giyinmezdi dışarıya çıkarken. Altındaki eteği mutlaka hemen diz altı olur, üzerine mutlaka gömlek giyer ve üst düğmelerini açık bırakarak mahalleye bak benim sütyenimde ne güzelmiş gibisinden göstermeye çalışırdı. Kocası razı olsa o başına öylesine bağladığı başörtüsünü de anında atardı eminim. Neyse onlar mahalleyi çekiştire çekiştire yürürken birkaç gencin yanımızdan geçerken onlara attığı bakış beni biraz sinirlendirmiş ve annemi kıskandığımı hissetmiştim. Kim siktiği kadını sahiplenmek istemez ki. İşte bende de o duygu oluşmuştu sanırım. Pazar yerine geldiğimizde pazarın kalabalık sıkışık hali beni sinir ediyordu. Elimde Pazar arabasıyla bir o yana bir bu yana geze geze alışveriş yapmak kadar sinir bozucu bir şey olamaz herhalde. Portakal tezgahına yaklaştığımızda annemle Necla abla eğilip portakal seçerken adamın birisi tam neclanın arkasına geçip portakal elliyor gibi yaparak ona dayamaya başlamıştı. İşin ilginç tarafı Necla abla şöyle bir geriye döner gibi yapıp adama bakarak hafifçe gülümsemişti. Adam da cesareti buldu ya dayama işinin içine birde ellemeyi eklemiş hani utanmasa Necla orospusunun beline sarılıp oracıkta becermeye başlayacaktı. O sıra hem adamın neclaya yaptıklarını izlerken değişik fikirlere de kapılmıştım. Acaba annem de birileri dayandığında ellediğinde böyle tepki veriyormuydu, canı yarak istiyormuydu falan gibisinden düşüncelerle öylece bakıyordum adamın Necla orospusunun götünü kerkmesine. Annemle Necla abla işini portakal tezgahında bitirdiklerinde Neclanın keyfi yerindeydi sanırım. Öyle ki adamın önünden ayrılırken adamın sikine doğru elini atıp hafifçe dokunmasını kimse gördü mü diye etrafına bakarken benimle göz göze gelmiş ve benim imalı kafa sallamamdan herşeyi gördüğümü de anlamıştır sanırım. Utancından kafasını öne eğmek zorunda kalmıştı. Annemler pazarda gezerken yeşillik baktıkları bir tezgahta bir gençte hafifçe annemi ellemiş annemin irkilmesinden ellendiğini anladığını farketmiştim. Ama bir şey olmamış gibi tezgahtaki kadınla konuşurken sol kalçasını oğlan bir güzel yoğurmuştu. Annem pazarlığı bitirince de mecbur bırakmak zorunda kalmıştı. İstanbul gibi bir yerde tacize uğramamak zaten imkansız da, ama Pazar yerindeki kadınların bir kısmı da sanırım taciz edilmekten hoşlanıyorlar, buna annem de dahil. En sonunda Pazar işleri bitince eve dönüş yoluna koyulduk. Eve geldiğimizde bizim Pazar arabasını aldım eve çıkarttım. Annem “Oğlum Necla ablanın arabasını da çıkartıver evlerine yoruldu kadıncağız” dedi Necla yok mok dese de en sonunda iş bana kaldı. Pazarlıklarını dairelerinin önüne kadar getirdiğimde Necla abla bana şöyle bir bakıp “Teşekkür ederim gel istersem içerde bir soluklan” dedi, bahane uydurarak usulünce teşekkür edip ayrılırken elimden aniden tutup “Kaçıp duruyorsun da bir gün çok canın çekerse beni bul” deyip birde göz kırparak kapısını kapattı. Hakikatten tam bir kaltaktı kadın. Kendini siktirecek yer arıyordu. Kadının bu hali aklımı anneme takmama sebep oldu. Annem de son günlerde yarak meraklısı olmuştu. Acaba canı başka yaraklar da çekiyormuydu. Düşüne düşüne eve geldim tekrar. Eve girdiğimde annem mutfakta aldıklarımızı yerleştiriyordu. İçerileri kolaçan ettiğimde tabi ki babam yine evde yoktu. Hemen mutfağa gidip elimi aynı pazardaki çocuk gibi annemin kalçasına atıp yoğurmaya başladım. annem “dur oğlum işim var baksana” dedi “pazardaki çocuğa da deseydin ya böyle” dedim. Elindeki işi bırakıp “ayyy sen onu gördün de beni mi kıskandın yoksa” “kıskandım tabi, senin gibi karı kıskanılmaz mı amına kodumun orospusu. Ama sen ellettirirken hiç ses çıkarmadın çocuğa ne o hoşuna mı gitti” “bak sen oğluma kıskanıp ta dellenir olmuş. Oğlum ne diyeyim Pazar yerinde milletin içinde. Söylesen yaygara çıkıyor elaleme rezil olduğunla kalıyorsun. Hem fena mı genç adam azcık hevesini alsın” diyerek hınzırca güldü. “alsın alsın ama kalkıpta am göt de verme amına koyayım” dedim. Annem bana doğru bakıp gülümsedi “kıskanç erkeğim benim” diyerek buzdolabına birşeyler yerleştirdi. İşini bitirince annemi olduğu gibi mutfak tezgahına kapaklayıp arkasına geçerek eteğini yukarı kaldırdım. Elimle külotlu çorabını amının denk geldiği yerden rastgele yırttım ve sikimi anında amına gömdüm. Kocaman kalçalarından böyle sikmek zor oluyordu ama bir şekilde amının yerini buldu sikim. “dur oğlum yapma bak baban geliverir aniden dur oğlum” derken “amına koyduğumun karısı nasıl ha o gençte seni böyle domaltıp sikse iyi olur mu” diyordum. Annem anlamıştı çocuğun kendisini ellemesine içerlediğimi “aman oğlum ellese ne olacak, kavun ellendikçe çürüyomu, işte onun ellediği am göt yine senin önünde yine senin önünde” dedi. “elbette benim olacak amına koduğumun karısı, orospu gidip bir de herkese siktirseydin” “hah bir bu eksikti. Aklına taktıklarına bak. Oğlum saçma sapan düşünme böyle” “neden düşünmeyeyim elleyene ses etmeyen sikene de yok demez” diyerek yüklenmelerimi arttırdım. Öyle seri şekilde sikiyordum ki aklım zaten başımda değil sayılırdı annemin amına sikimi gömdükçe de akıl felan kalmadı bende. En sonunda kasıla kasıla amına boşaldım. Geri çekildiğimde amından bacaklarına doğru yavaş yavaş döllerim akıyordu. Hiç bir şey demeden çıktım gittim mutfaktan. Önceki sikişlerimiz olsa annemi zaten yarı yolda bırakmaz mutlaka orgazma ulaştırırdım ama kızgın bir halde mi desem kıskançlık kriziyle mi desem sikince aklıma bile gelmedi onu boşaltmak.

Salonda ben öylece otururken annem çıkıp geldi. “lan şerefsiz çok mu kıskandın beni” “evet” “e hadi gittim birisi beni sikti ne olacak bilebilecekmisin benim sikiştiğimi” “bilirim” “nah bilirsin. Bak baban çok biliyor demi, sabah akşam senin yarağını yiyorum lan ben. Baban sayısını mı tutuyo sanıyorsun. Şunu iyi belle, kadın yeter ki kafaya koysun erkek bir bok anlamaz” annem böyle konuşunda şaşırıp kalmıştım. Mutaassıp olan kadın ne hale gelmişti. Resmen artık ben yoldan çıkarsam beni tutamazsın demek istiyordu. “aman be, amına koyayım ne halt yersen ye. Git önüne gelene siktir kendini” dedim bir hışımla “öyle mi peki bakalım oğlum bunu sen istedin” dedi ve sustu. Gözüm dönmüştü hışımla anneme doğru hamle yapıp boğazına sarıldım. “bana bak orospu seni öldürürüm tamam mı, bir adın çıksın seni vallahi de billahi de öldürürüm” dedim. Annem baka kaldı elimi boğazından çektiğimde. O gece saatlerce konuşmadık. Akşam yemeğinde zaten babam 4-12 çalıştığından yoktu. Yemeğimi yiyip odama geçtim ve öylece düşünmeye başladım. kendi kendime “az yüz bulsa mahalleye siktirecek kendini” diye düşünüyordum. Az sonra hafifçe kapım açıldı ve annem geldi. Yatakta yanı başıma oturdu. Üzerinde hala Pazar yerinde giydiği elbiseleri vardı, tek fark altındaki külotlu çorabı çıkarmıştı. İkimizde konuşmuyorduk. Elini çenemden tutup yüzümü kendine çevirdi “oğlum sen istemedikten sonra kimse ilişemez bana” dedi. “tamam boşver kapatalım bu konuyu” dedim bende olayı savuşturmak için “hayır hayır, senin bu konularda ne kadar kıskanç olduğunun farkına vardım oğlum, şunu iyi bil bende kadınım ve çevremdeki diğer kadınlar gibi benimde bazen canım değişik şeyler istedi. Ama bu zamana kadar asla öyle bir şey yapmadım. Şimdi yapmak istermiyim aslında bilmiyorum içimde bir duygu zincirlerini kırdın nasılsa hayatını yaşa derken diğer bir duygu da saçmalama sana yakışmaz böyle şeyler demiyor değil. Ama sen varken benim başka bir sikiciye ihtiyacım yok emin ol” dedi annem, aslında kadın haklıydı bir yönden de, bu zamana kadar bir örtü altında seks hayatını yaşamış yeni yeni seksin ne olduğunu öğreniyordu. Tabi öğrendikçe de gözü başka yerlere kayıyordu. Hem neden olmasındı ki. Neden başka bir erkekle yatmasın. Ben gözüme kestirdiğim karıyı sikmek isterken annem neden gözüne kestirdiği bir erkekle sikişmesin. “bak anne, seninde hayatında yeni yeni değişiklikler oluyor. Elbette içinde bu değişimlerle kabaran duyguların vardır. Seni üzdüysem, kırdıysam affet beni. Ama ben seni çok seviyorum ve onun kıskançlıkları bunlar. Ama bir yönden de düşününce senin başka birisi ile yatmak gibi düşüncen olursa sadece kiminle yattığını bilmek istiyorum o kadar” “ciddimisin” “evet gayet ciddiyim. Birisi ile yatmak istediğinde yattığın kişinin kim olduğunu bilmek istiyorum” annem sustu. Bu susmak onun aslında canının başka yaraklar çektiğinin belirtisiydi. Hem bana neydi ki, madem canı başka yaraklar çekiyor gönlünce yesin. “oğlum madem ciddisin bu konuda eğer ki öyle bir halt yiyecek olursam senin de bundan haberin olacak” “tamam anne o zaman olay kapanmıştır benim açımdan” dedim. Bir süre sustuk annem beni az kenara itip yanıma uzandı. Bana doğru döndüğünde dudaklarımız birleşmişti bile. Deli gibi öpüşürken koyu mavi renkli beyaz puantiyeli başörtüsünü yavaşça çıkarmaya başladım. annem elini pantolonuma atmış kemerimi çözüp pantolonumu aşağıya sıyırarak sikimi sıvazlamaya başlamıştı. Ellerim annemin bluzunun altına gitti, bluzunu hafif hareketlerle öpüşme ritmimizi bozmadan üzerinden çıkardım. Daha sonra elimi sırtına atıp sütyenini çıkararak kocaman memelerine yol verdim. Bir yandan öpüşürken bir yandan da elimin birisi ile onları yoğuruyordum. Arasıra annemin dudaklarını bırakıp başparmağım kadar olan meme uçlarını emip ısırıyordum. En son üzerimdeki kazağı çıkartarak pantolonumdan da kolayca kurtuldum. Annenim eteğini de bir çırpıda alarak bacak arasındaki yerime geçtim. Dudaklarına yumuldum tekrar. Annemi öperken annenim karın yağları ve kocaman göğüsleri bir tepeyi andırıyordu gözümün önünde. Karın yağları annemi sanki karnından iki sıra dağa bölmüş bir halde iki kıvrım şeklindeydi. Memeleri ise nerden baksan karnına kadar gelirdi azıcık uzatsan. Bacaklarını iyice ayırıp amına sikimi birkaç defa sürttüm ve “hazırmısın orospum” dedim.” Hazırım hadi sik orospunu” dedi annem ve sikimi içine itekledim ve belinden aldığım kuvvetle gelip gitmeye başladım. “ohhh be ne güzel amın var senin anne” “hımmm çok mu seviyorsun annenin amını” “evet çok” “sik o zaman anneni hadi. Becer bu orospuyu” “ohhhh sikmezmiyim hiç senin gibi ateşli karı sikilmez mi” “ayhh evet sik o zaman anneni, hadi sertçe sik, doyur yarağa” “ohhhh annem senin gibi ateşli orospu bulunmaz inan” “işte altında yatıyor o orospu hadi sik” “ohhh annem benim” “oğlum dölleyicim benim. Hadi sik sula döllerinle annenin amını ohhhhh” ateşli bir sohbet ve azgın bir halde annemle sikişmeye devam ediyorduk. Bir süre sonra annem kendisini kasarak çığlıklarla boşalmaya başladı. Onun pembeleşmiş yüzüne bir süre baktım o rahatlayınca ben yine ritimli şekilde amına döşemeye devam ettim. “ohhhh annem benim orospum, kaltağım” “ıhmmmm sik kaltağını, doyur yarağa” “doyururum ama sen artık bir yarakla yetinmezsin kahpe” “yetinirim senin yarağın yeter bana ımhhh” “yetmez seni mahalle sikse yetmez” “ımhhhh yetmez lan tüm mahalle üstümden geçsin benim” “ohhh kaltak seni, yarak meraklısı kaltak” “evet yarak meraklısıyım ben, herkesin önüne bakar oldum bu aralar, sen yarak meraklısı yaptın beni. Hadi sik ananı eller sikmeden” “ohhh sikerim bol bol sikerim. Bakalım başkaları böyle sikebilir mi seni” “yedikçe öğrenirim bende” “ulan kaltak kırk yıl düşünsem senin böyle azgın bir şey olacağın aklıma gelmezdi” “ımhhhh kim yaptı ha kim yaptı. Sen sikince böyle oldum ben. Amım her an yarak istiyor” “bende her istediğine sikiyorum kaltak. Ama sen kendin istiyorsun git siktir bakalım lan birisine. Bakalım nasıl öğren amına koyduğumun orospusu” “siktireceğim amımı götümü siktireceğim ilk gözüme kestirdiğime zaten” “ohhh siktir ama beni de haberdar et” “ımhhh ımhhh ederrrriiimmmmmmm” diyerek annem yine boşaldı. Konuşmalarımız annemi fena halde azdırmış olacak ki ikinci orgazmı da hemen yakaladı. Ben iyice yüklenerek “amına koyduğumun karısı şuna bak ben kendini siktir deyince yine sular seller gibi boşaldın” dedim ve “işte bende geliyorum amına koyduğumun kaltağı aaaahhhhhhhh” diyerek içine attırmaya başladım. annem “ohhhh işte bu oğlumun tohumları içime akıyo sıcak sıcak, hepsini doldur, attır içime tohumlarını” diye inleyerek sırtımı okşuyordu. Sikiş bittiğinde üzerine yıkılıp kalmıştım. Az dinlenip saate baktığımda saat 23 olmuştu. Babamın mesaisi bir saat sonra bitecekti yarım saate de servisle gelişi desen bir buçuk saat vardı. Bir postada annemi götünden siktim o gece. Ama annemin seks sırasında bile başka bir erkek muhabbetinin açılması azgınlığının artmasına yetiyordu.

Onu paylaşmak istemiyordum ama birkaç defaya mahsus birileri ile de sikişmesine ses çıkartmayacaktım. Nasılsa o elimin altındaydı ve bol bol sikiyordum.Ve sonunda annemin başka birisi ile sikişme fikrine kayıtsız kalmadım ve onu kendi istediğim birisi ile sikiştirdim. Onu da sizlerle son hikayemde paylaşacağım.
Anne seks hikaye – porno hikaye – seks hikaye – sikis hikayeleri mobil hikaye – anne porn hikaye – ensest seks hikayeleri

İlk kez :) – 2 Hikayemin ikinci kısmını umarım beğenirsiniz :)

—————————————————————

Kendime inanamıyordum. Mertin kucağına oturmuştum üstelik üzerimde ablamın eteği altımda ve külotlu çorabı vardı.
Siki kalçalarım arasında gidip gelirken ben gözlerimi kapatmıştım artık. Mert ise ‘ohhhhh uhhh’ çekiyordu sessizce. Yerinden doğrulur gibi oldu. Ben hala kucağındayken yan döndü ve kulubenin kenarına dayandı. Belimden tutup beni kendine çekti. Yeniden sikini yerleştirdi. Hiç konuşmuyorduk. Konuşursak anın büyüsü bozulacak gibiydi. En azından ben öyle hissediyordum.
Eteğim bacaklarıma dökülmüştü. Mert ellerini eteğimin altından sokarak kalçalarımı okşamaya başladı yeniden. Gözlerini kısmıştı ve kalçalarımı sıkıyordu. Ben ise hafifçe ileri geri hareketler yapıyordum. Ne kadar sürdü bilmiyorum ama birden:
– Ben geliyorum dedi Mert kalçalarımı sıkarken iyice kendine bastırmıştı beni.
– Üstüme boşalma sakın dedim ve kucağından kalkmaya çalıştım ama bırakacak gibi değildi.
– Kalkma lütfen. Kal öyle.
– Hayır olmaz. Kıyafetlere bulaştıracaksın sonra.
– Yaa bişey olmaz temizleriz dedi ama ben ellerinden kurtuldum ve yan tarafa oturdum.
Hemen bana doğru dönerek ahhlar ohhlar içinde minderin üstüne boşaldı. Neredeyse üstüme geliyordu spermleri. Mertin yüzüne baktım kıpkırmızı olmuştu. Kimbilir ben ne haldeydim.
Eline bulaşan spermleri minderin üzerine silerken:
– Ohhhhh. Hala geliyorum yaa baksana. Çok güzel oldu dedi
İki eli yanda bitmiş vaziyette sırtını dayadı eve öylece kaldı.
– Sen hala boşalmadın Alper dedi. O an yüzüne baktım. Yüzü gülüyordu resmen. Bede gülümsedim.
– Evet daha boşalmadım ben. Fırsat vermedinki 31 çekmeme dedim. Yine gülümsedim.
– Yanıma gel otur bende seni boşaltayım.
– Yok ya ben dergiye bakarak 31 çekerim.
– Ya gel işte. Yanıma otur.
– Tamam
– Buraya oturma ama üstün kirlenmesin. Bu tarafa gel diyerek sol yanını gösterdi.
Yerimden kalkıp emekleyerek Mertin sol tarafına oturdum. Merte baktım. Gülümsüyordu. Yaklaşsana biraz daha dedi. İyice yaklaştım.
Elini bacaklarıma attı bir anda ve eteğimi yukarı doğru çekip sikime yavaşca götürdü. Bacaklarımı okşayarak yapmıştı bunu. Sikimden zevk suları gelmiş çorap çoktan kirlenmişti. Çorabın üstünden sikimle oyanamaya başladı. Neredeyse bende boşalacaktım ama heyecandanmıdır yaşadıklarımdanmıdır bilmiyorum gelmiyordum. Elini çorabın altından sokmaya çalıştı sikime ulaşmak için ve o an ablamın külodunu farketmiş olacak ki:
– Oooo sen ablanın külodunuda giymişsin. Çok güzel olmuşsun dedi.
– Yok ya abartma sende.
– Ya ne abartıcam baksana bacaklarında kıl bile yok. Yüzüne bakmasam kız gibisin yani.
– Yook artık!
– E öyle ama dedi gülümseyerek.
– Tamam öyle olsun dedim. Gözüm Mertin diğer eline takılmıştı. Sol eliyle benim sikimle oynuyordu sağ eliyle de kendi sikini sıvazlıyordu. Yeniden sertleşiyor gibiydi. Bu arada sikimle uğraşmıyor bacaklarımı okşuyordu sanki.
– Baksana benimki yine kalkıyor dedi.
– İner şimdi dedim. Hep öyle kalacak değil ya.
– İlk defa böyle oldu. Artık nasıl zevk aldıysam. Baksana dedi ve elimi tuttuğu gibi sikine götürdü. Gerçekten de siki sertleşmeye başlamıştı yine. Elimi çekecek oldum, bırakmadı:
– Ya sikimle oyna işte. Bende seninkiyle oynuyorum. Belki bir daha boşalırım.
Mert benim sikimle oynamıyordu artık. Elleriyle bacaklarıma masaj yapıyor gibiydi. Ben sikini sıvazlamaya devam ederken ‘offff çok güzel. devam et lütfen. ohhh’ gibi şeyler söylüyordu.
Elimi biraz sıkıp sikinde aşağı doğru ilerlerken ‘ahhh canım yandı’ dedi.
– Alper elini ıslatsana canım yanmaya başladı.
Elimi sikinden çektim ve dilimle avuç içimi yaladım. Çok az tükürdüm. Tekrar Mertin sikine doğru götürdüm. Mert ne yaptığıma odaklanmış pis pis sırıtıyordu. Sikini avucuma aldığımda kendini yavaşça mindere bıraktı ve uzandı. Bende ona uyup yanına uzandım. Ben sikini sıvazlarken o da bacaklarımı ellemeye başlamıştı yeniden. Bana bakmıyordu. Tamamen benim elime ve sikine yaptıklarıma odaklanmıştı. Bacağımdaki elini yavaş yavaş kalçamın altına sokmaya çalıştı. O kadar çok zevk alıyordumki, kalçamı hafifçe yukarı kaldırdım ve eliyle kalçalarımı okşamasına izin verdim. Benim bu hareketimden cesaret almış olacakki yavaşca bana doğru yan döndü.
Elini külotlu çorabın içine soktu ve götümle ilgilenmeye başladı.Kalçalarımı sertçe sıkıyordu.
– Offff göte bak. Çok güzel. dedi ve deliğime yakın bir yerden yakalar gibi sıktı kalçamı. Parmakları terleyen deliğime geldiğinde istemsizce bir ‘ohhhhh’ dedim. Gözlerim kapanmıştı. Kalçamı ona doğru döndüm.
Sikiyle oynamaya devam ediyordum ama kurumuştu. ‘Yine ıslatsana elini’ dedi kısık bir sesle. Artık ne olacaksa olsun bir haldeydim. ‘Daha iyisini yapabilirim istersen’ dedim.
– Nasıl yani? dedi ve bekledi. Merte baktım çok zevk aldığı belliydi. Ne yapacaksın derken ona doğru döndüm. Elimi göğsüne koydum ve yavaşça ittirip yine uzanmasını sağladım.
Elimi sikine götürdüm toplarıyla oynarken Merte bakarak dudaklarımı ısırdım ve dilimi dudaklarımda gezdirdim.
Kendime inanamıyordum. Ama kırk yıllık orospular gibiydim. Başımı yavaş yavaş sikine doğru götürdüm. Bir elimle sikini sıvazlarken diğer elimle toplarıyla oynuyordum. Mert kısık kısık inliyordu. İyice eğildim ve sikinin kafasını öptüm. Ağzımı açtım ve sikinin mantarını ağzıma aldım. Dilimle yalarken Mertten uzun bir ‘Ohhhhhhhhhh’ sesi geldi. Acemi olduğumdan sikinin kafasını emiyor gibiydim. Merte sırtım dönük uzanır pozisyonda olduğumdan bir elini rahatça götüme atmıştı. O sıktıkça ben daha sert yalıyor emiyordum Mertin sikini. Tam ağzımı açmışken Mert ani bir hareketle sikini ağzıma soktu. Hayatımda ilk kez bir yarak yalıyordum. Kokusu kötüydü ama midem bulanmamıştı.Mert diğer eliyle başımı bastırmaya başladı. Artık ağzımla git gel yapıyordum Mertin sikine. Nefessiz kalıp sikini ağzımdan çıkardığımda ağzımdan sular akıyordu. ‘Ağzıma boşalma sakın’ dedim. Nedense ağzıma boşalırsa iğreneceğimi düşünmüştüm.
– Tamam canım boşalmam merak etme dedi. Bana canım demesi hoşuma gitmişti.
Ben tekrar sikini yalamaya başladığımda Mert parmaklarıyla göt deliğime baskı uyguluyordu. O ne kadar zevk alıyordu bilmiyorum ama ben her hareketiyle bayılacak gibi oluyordum.
Tam sikini yalamaya alışmış ve hızlanmıştımki eliyle beni durdurdu. Yanına uzanacağım şekilde kendine doğru çekti. Ben ne yapmaya çalıştığını merak ederken elini kalçamın altına soktu ve yan çevirdi. Külolu çorabımı ve külodumu aşağı doğru çekmek isterken
– Ne yapıyorsun Mert diyebildim.
– Götüne sürtecem
– Hayır istemiyorum. Elleyeceksen elle ama götüme sürtme dedim. Sesim o kadar çaresiz ve aksine istekli çıkıyorduki Mertin durması beklenemezdi.
– Merak etme canım dedi boynumdan öperken. Engel olmaya çalışan elimi çekti. Yarım bıraktığı işi tamamladı. İyice bana sokuldu. Daha siki kalçama değer değmez içim ürpermişti yine. Eliyle sikini tutup deliğime sürmeye başladı. Beynimde şimşekler çakıyordu resmen. Belimden tuttu ve ileri geri hareketler yaparak sikini götüme sürmeye devam etti bir süre daha. Ben ise artık tamamen teslim olmuş gibiydim. Deliğime baskı yapmaya başladı. Zorladıkça canım yanıyordu. Mertin sikini sokmaya çalışırcasına bastırıyordu.
– Ahhhhh. Canım yanıyor. Yapma canım dedim zorladığında. Sesim çok kısık çıkıyordu.
– Bişey yapmıyorum canım dedi. Yeniden sürtmeye başladı.
– Boşalmayacakmısın dedim. Uzatma lütfen.
– Yok daha değil. Uzansana böyle olmuyor.
– Nasıl uzanayım
– Yüzüstü işte
Dediğini yaptım ve yüzüstü uzandım. Merti izliyordum. Arkama geçti ve bacaklarımın üstüne oturur gibi pozisyon aldı. Eteğimi yukarı sıyırdı. Çorabımı aşağı çekmesi için yardımcı oldum.
– Offfff göte bak. Çok güzel bembeyaz götün var.
Merte baktım ve gülümsedim. İki elimi kalçalarıma koydu ve yukarı doğru ‘offff’ diyerek sıkmaya başladı. Kalçalarımı ayırıp deliğime bakıyordu. Sonra eğildi ve kalçamı ısırdı. Canım yanmamıştı. Sonra yine kalçalarımı açıp deliğime tükürdü. Üstüme yaklaştı ve sikini deliğimin üstünde gezdirmeye başladı. Kalçalarımı hafifçe havaya kaldırdım. Altında kıvranıyordum resmen. İnliyordum her hareketiyle. Sikiyle yine deliğimi zorlamaya başladığında titremiştim. O zorladıkça ben ‘ahhhhh ıhhhhhh’ diyordum. En sonunda öyle bir bastırmıştıki sikinin kafası girmişti. Cok canım yanıyordu. Kısık sesle bağırırcasına ‘Ahhhhh. Yapmaa lütfen’ diyebildim.Canım öyle yanıyorduki götüm yırtılmış gibi hissediyordum. Elimi Mertin önüne atıp engel olmaya çalıştım. Ama nafile. Mert sikini çıkarmıyordu ama daha ileri de gitmiyordu. ‘Ohhhh’ diyebilmişti o da. Sonra biraz daha bastırmaya başladı.
– Yapma Mert lütfen çok canım yanıyor.
– Olan oldu artık. Biraz daha istiyorum dedi ve köküne kadar soktu. Öyle bir ‘Ahhhhh’ dedimki acıdan, minderi ısırdım. Komşular duymuşmudur hala çok merak ediyorum. Refleks olarak Mertin altından kalkmaya çalıştım ama ben hareket ettikçe Mert sikini iyice yerleştiriyordu.
– Mert bırak beni. Yeter çok canım yanıyor.
– Biraz daha geliyorum zaten. Sen sıkma kendini.
– Hayır lütfenn… Ohhhhhhhhhh sızlanıyordum ama acının yerini zevk almaya başlamıştı. Yavaş yavaş gidip gelmeye başladı içimde. Sikinin tamamını hissediyordum. Bırakmıştım artık kendimi. Mert elleriyle yanlarımdan tuttu ve götümü kaldırdı. Sonrada üzerime doğru eğilip omuzlarımdan tutarak beni kendine çekti. Yine köküne kadar hissetmiştim sikini. Zevk alıyordum artık. Kendimden geçmiştim. Götümü biraz daha kaldırdım. Elleriyle beni hareket ettirerek git gel yapıyordu. Bende ona yardımcı oluyordum.
– Canın yanıyormu hala?
– Yok dedim ‘ıhhhhhh’ diyerek inlerken. Elimi sikime atmış 31 çekiyordum bende o pozisyonda. Patlamak üzereydim. Kendimi daha fazla tutamadım ve boşalmaya başladım kasılarak.
Mert te iyice hızlandı. Her git gelinde ‘şap şap’ diye ses çıkıyordu. Ahhhh lar ohhh lar içinde ‘ Bende geliyorum!’ dedi.
– İçimden çık. İçime boşalma. Kalkmaya çalıştım ama Mert yine beni sıkıca tutmuş engel olmaya çalıyordu. Sonra aniden içimden çıktı ve sikini sürterek git gel yapmaya başladı. Kendimi minderin üstüne bırakmıştım. İyice abandı üstüme ‘Ahhhhh ahhhh’ diye inleyerek kalçalarıma boşalmaya başladı. Biraz devam ettikten sonra kendini yana bıraktı. Ona baktığımda gözlerini kapatmış derin derin nefes alıyordu. Yorulmuş ama mutlu olduğu her halinden belli oluyordu.
– Alper sen bir harikasın. Ne göt varmış sende. Kendimi kaybettim. Deliğin sıcacıktı.
– Çok hoşuna gitti galiba dedim
– Sen delisin! Gitmez mi? Bayıldım. Başka kiminle sikiştin?
Mert bana bu soruyu sorduğunda canım çok sıkılmıştı. Çok pişman olmuştum.
– Nasıl yani dedim
– Diğer çocuklardan biriyle yapmadınmı daha önce?
– Hayır tabiki de. Yapmadım. Çok sinirlendim
– Ne yani ben şimdi senin kızlığını mı bozdum? dedi sırıtarak. Bir süre sessiz kaldım. Üstümü toparlamaya başladım. Elimi eşofmanıma doğru uzattım Mertin üstünden. Kolumdan tuttu.
– Ya gerçekten daha önce diğer çocuklardan biriyle yapmadın mı?
– Yapmadım dedim ya.
– Oooo. Sen benimsin o zaman.
– Sende öyle san. Bir daha olmayacak dedim eşofmanımı giymeye çalışırken.

——————
Devam edecek :))

Kocamı aldattım

Evlendikten 2 yıl sonra eşimin babasına ait olan Bodrum’daki yazlığımızda bir tatil yapmaya karar verdik. Yazlık bir sitenin içindeydi. Eşim beni buraya ilk kez getirecekti.
Kendisi de yıllardır gelmemişti. İlk işimiz yıllarca boş kalmış daireyi temizlemek oldu. Temizlik sırasında sitenin getir götür işlerini yaptığı anlaşılan bir adam gördük.
Üstü çıplak altinda kot bir şort vardı, esmer ve kaslıydı, boylu poslu ve göğsü siyah kalın tüylerle kaplıydı. Adamdan içten içe etkilenmiştim bir saniyeliğine.
Eşim; “Bize çöp poşeti varsa getirir misiniz?” diye seslendi. Adam “Tabi ki.” diyerek çöp poşeti almaya gitti.
Elinde çöp poşetiyle geri döndüğünde eşim içeride birşeyler yapıyor, ben de kapının önündeki kolileri içeri alıyordum.
Bana çöp poşetlerini uzatırken “Yardım ediyim.” dedi. Ben de “Çok zahmet olacak ama iyi olur.” dedim.
Büyük kolileri tek çırpıda alırken iri bedenindeki kaslar geriliyordu. Onu izlerken amımdan yukarı bir ateşin harlandığını hissettim. Onun maskülenliği, sert bir erkek oluşu içimde bir hormon bombası patlatmıştı.
Akşam komşularımızla otururken bu adamın birkaç günlüğüne bir arkadaşının yerine baktığını öğrendik. Bense günboyu bu vahşi karizmatik erkeği unutamadım. Kolileri taşırken gerilen kasları amımı sırılsıklam ediyor, kirli sakallı kemikli yüzünün erkeksi hali meme uçlarıma kadar bir yangını ateşliyordu. Eşimin ise bu hislerimden haberi yoktu.
Bir gün sonra eşim evin ihtiyaçları için alışveriş yapmak üzere evden çıktı. Yalnızdım. İçgüdüsel olarak balkona çıktım ve onu aradım.
Havuzun başında bişeyleri tamir ediyordu. Ohh üstü yine çıplaktı. Esmer kaslı teninin üzerinden ter damlaları akıyor, elindeki aleti her kullanışında adeleleri geriliyordu. Yanıyordum artık. Ürkekçe seslendim:
-Bi bakabilir misiniz acaba…
Yavaşça arkasını dönüp bana baktı
-Buyrun?
Biraz umursamaz ve sert bir tavrı vardı. Amımda ufak bir kasılma hissettim.
-Dünkü yardımınız için teşekkür etmek istedim…
Sesim olabildiğince ince ve titrekti.
Bu güçlü erkek karşısında şimdiden eriyordum
-Önemli değil, ne zaman isterseniz… dedi ve işine döndü.
İçgüdüsel olarak bir kez daha “pardon” diye seslendim.
-Evde takılması gereken perdeler var da, eşim şuan evde yok, acaba yardım eder misiniz?
Bir an beni baştan aşağı süzdüğünü hissettim. Üzerimde kısacık bir şort ve askılı bir atlet vardı. Sütyen takmamıştım. Memelerim ve beyaz bacaklarımın tamamı ortadaydı. Onu istediğimi anlamış gibiydi. Kalbim duracaktı neredeyse.
-Olur. Şu işi bitireyim beş dakikaya oradayım.
O beş dakika geçmek bilmedi.
Bir saniyeliğine aklıma daha uygun bişey giymek geçtiyse de içgüdüsel niyetim engel oldu buna. Kendimi ona verecektim.
Kapı çalındı, kalbim hızla çarparken yavaşça gittim ve açtım. Bir saniye bakıştık. İçeri davet ettim. Göğüslerime bakıyordu.
-Su içer misiniz?
-Çok iyi olur.
Arkamı dönüp buzdolabına yöneldim. Beni izliyordu. Sadece eşimleyken giydiğim minicik şortum kalçalarımı tamamen ortaya çıkarıyordu. Şu şişesini alıp tezgahın üstüne koydum. Bardağı almak için ayak parmak uçlarımda dolabın üst rafına uzanmaya çalışıyordum. O an bana doğru yanaştığını hissettiğimde kalp atışlarım daha da sıklaşmaya başlamıştı. Bardağı aldım ona döndüm. Tam karşımdaydı. Elimdeki bardağı alıp kenara koydu. Boğazımdan tuttu ve sırtımı buzdolabına yasladı. O anda bu vahşi erkeğe teslim olmuştum.
Hoyratça dudaklarımı öpüyor, büyük kaba elleri memelerimde, götümde bacaklarımda dolanıyordu. Bir an öpmeyi ve bıraktı ve
-Kocan gelmez degil mi?
Bu sırada kot pantolonunun altındaki sertliği karnımda hissediyordum.
Aklım başımdan gitmişti. Amımın yangını tüm vücudumu sarmıştı artık.
-Yok… Gelmez daha. Hadi al beni, karın yap, kölen yap, fahişen yap.
Bunu duyar duymaz üstümdeki askılı atleti bir seferde çıkarıp kenara attı, beni kucaklayarak mutfak tezgahına oturttu. Çok güçlüydü ve sert davranışları çok hoşuma gitmişti. Ortaya çıkan memelerime saldırıyor, yoğuruyor, emiyor, ısırıyordu. Ben de kendimden geçmiş halde onun başını okşuyordum. Bembeyaz memelerimin pembe uçları zevkten dimdik olmuş, etrafı erkeğimin siyah sert sakalları her temas ettiğinde şehvetle kızarıyordu.
Ben de bu sırada erkeğimin kaslı sırtını, geniş güçlü omuzlarını ve kollarını okşuyordum. Küçük, beyaz ve manikürlü narin ellerim, kırmızı ojeli parmaklarım onun kaslı esmer teniyle delirtici bir kontrast yakalamıştı. Yakından hafif erkeksi ter kokusunu duyuyordum. Bu beni iyice azdırmış, kaslı bedenine dudaklarımla tapınma isteği uyandırmıştı. Omuzlarından başlayarak erkeğimi öpüyordum artık. Kaslı göğüsleri, boynu, dudakları…
Beni tekrar kucakladı ve bu defa içerideki koltuğa oturttu. Karşımda ayakta durmuştu ve kot pantolonundan kabaran o baş döndürücü sertlikle karşı karşıya kalmıştım. O tok sesiyle “dışarı çıkar bakalım onu” diye emretti.
Kemerini çözdüm ve düğmesini açtım, fermuarını güçlükle indirirken az çok neyle karşılaşacağımı tahmin ediyordum artık. Pantolununu indirdiğimde nutkum tutulmuştu. Külodunu indirdiğimde sallanarak dışarı fırlayan yarrak, eşiminkinden daha uzun ve çok kalın, kocaman bir erkeklik abidesiydi. Tüm sertliğiyle havaya dimdik dikilmişti. Bu manzarayı görür görmez onu iki elimle kavramak istedim.
-Al bakalım bebeğim ağzına.
Bu emir içimde bir kez daha hormon bombası patlattı ve erkeğime ahlaksızca gülümsedim. Ve sonra tapınırcasına o koca yarrağın başına bir öpücük kondurdum. Dudaklarımın arasına alıyor, boydan boya yalıyor, aşağı sarkan taşaklarını emiyordum.
Zevkten hayvani sesler çıkaran erkeğimi mutlu etmiş olma duygusu beni daha da azdırmıştı. Sonra kontrolü ele aldı ve saçlarımı toplayıp başımı sabitleyerek ağzımı sikmeye başladı. Onun istekli dişi köpeğiydim artık.
Ağzımı sikerken bazen gırtlağıma kadar sokup nefesimi kesiyor sonra tamamını azımdan çıkarıp nefes almama izin vererek beni ödüllendiririyordu. Bir süre sonra sonra beni saçlarımdan çekerek kaldırdı ve koltuğa döndürüp “domal” diye emreti. İkiletmedim. Ayakta arkam ona dönük bir şekilde hızlıca şortumu çıkardım. Erkeğimin önünde külodumu yavaş yavaş indirirken onun o kocaman elleri kalçalarımda geziyordu. Çırılçıplak bir şekilde koltuğa dizlerimle çıkıp öne doğru eğildim ve açıkta kalan, zevkten kabarıp şişmiş ıslak amımı ona çevirdim. Arkadan beni yalarken ben de aç bir dişi köpek gibi götümü sağa sola sallıyor ve yalvarırcasına inliyordum.
-Hadi artık, bana sahip ol, seninim, kadının yap beni güçlü erkeğim. mmhhh…
Güçlü kollarıyla belimi kavradı, koca yarrağının başını ona sunduğum aç amcığa yasladı. Sabrım kalmamıştı.
-Ohh hadi, ohh…
Ben kalçamı arkaya ittirip onu içime almaya çalışırken yarrağını tek seferde vahşice sonuna kadar sapladı.
Tiz bir çığlık attım. Kalın aleti daha önce eşimin girmediği derinliklerime girmiş ve amımı dağıtmıştı. Kadınlığım zirvedeydi artık. İçimi dolduran yarrağı geri çekti, ve sonra tekrar sapladı. Sonra kocaman erkekliği vahşice bir hızla amımda gidip gelmeye başladı. Zevk denizinde yüzüyordum artık. Onun sert kasıkları benim beyaz ve yumuşak götüme çarptıkça kalçalarım dalgalanıyordu. Saçımdan tutup daha sert vurmaya başladı.
-Off harikasın bebeğim, amın ne güzel senin böyle…
Bu sırada öne eğilip altta sallanan memelerimi kavrayıp sıkmaya başladı.
Amımdan yayılan şehvet beni artık bambaşka biri yapmıştı.
-Mmhhh erkeğim, sok hepsini içime.
Bu sırada sertleşen vuruşlar beni dünyadan koparmıştı. Peşpeşe orgazm oluyordum. Orgazmın şiddetiyle kasılıp gevşeyen am dudaklarım onun koca yarrağını daha da zevklendiriyor olmalıydı ki erkeğim de inliyordu.
Sonra beni bıraktı. O daha boşalmamıştı. İçimden çıkardığı esmer yarrak am suyumla parlıyordu. Çıkar çıkmaz yaylanarak havaya dikilmişti. Bir saniye bile dayanamadım bu görüntüye.
Tekrar yalvardım.
-Ohh sik beni, bi daha sik beni lütfen. Hadi erkeğim. Çok istiyorum seni.
Bu sırada mutfak tezgahının üzerindeki soğuk su şişesini ağzına dikmekte olan erkeğim şişeyi indirdi. Ağzını vahşice sildikten sonra acele adımlarla bana geldi ve güçlü kollarıyla beni kucağına aldı. Kucağında küçücük kalmıştım. Çelikleşmiş yarrağını tek seferde amıma gömdükten sonra beni ayakta kucağında hoplatarak sikmeye başladı. Amcığım alttan darbelenirken ben de erkeğimin neresi denk gelirse öpüyordum. Yaklaşık 10 dakika daha beni kucağında siktikten sonra yüz kasları iyice gerilmişti.
Ohh boşalacaktı. Ona içimden çıkmasını asla söyleyemezdim. Neyse ki hap kullanıyordum. Şehvet ve endişeyle kaçınılmaz sonu bekledim. Ve sonunda hayvan gibi hırlayarak koca yarrağından dölleri rahmime fışkırttı.
Beni koltuğun üzerine atıp banyoya geçti. Zevkten soluk soluğa titrerken banyoda yüzünü yıkayan erkeğimi izliyordum. Onun terler içindeki vücudunu ve hala dimdik duran koca sikini izlerken yarım kalan orgazmımı tamamladım. Tam olarak doyurulmuş ve sersem halde duvardaki saate baktım. Çok geç olmuştu.
-Eşim gelecek. Çabuk giyin ve git lütfen… nolur.
İkimiz de giyindik. Ben ortalığı toparlarken evden çıktı ve çıkarken eşimle karşılaştı. Eşim içeri girdi ve ne olduğunu sordu. “Yatağa geç bekle. Ben duşa giriyorum. Çıkınca anlatıcam.” dedim.

müge ve mert 3. Bölüm

Soğuk bir kış günüydü.Saat 5 gibi elektriklerimiz gitti.Mum ışığında bütün aile sohbet ediyorduk. Yemek yedik,çay içtik.Gece olduğun ev iyiden iyiye soğudu.Elektriklerin ise gelme gibi bir niyeti yok gibiydi.Dışarıda kar ve tipi de başlamıştı.Annem müge ve bana birer battaniye daha verdi.Saat 10 gibi onlar yattılar.Birbirlerine sarılıp ısınacaklardı büyüh ihtimalle.Ablam mert gelsene benle. Ben çok sıkıştım ama korkuyorum banyo çok karanlık dedi.elimde telefon banyoya kadar götürdüm.o içeri girdi ama kapıyı kapamadı.bende kolumu uzatmış telefonun fenerinin tutuyordum.bakmaya çalıştım ama göremedim.hevesim kursağımda kalmıştı.
Yorganın altına girdim.Telefonda müzik dinliyordum.arkadaşlarla sohbet ediyordum. Yeni yeni ısınmaya başlamıştım ki telefona mesaj geldi.ablacım yanıma yatsana.. ben ısınamıyorum dondum.. diyordu müge.ilk etapta hiç işime gelmedi sen gel benim yatağım ısındı dedim.bu yatak daha büyük hadi gel lütfennnn yazınca kalkıp gittim yanına.yanına uzandım. Yatağı gerçekten de buz gibiydi.kalın eşofmanlarını giymiştik.sohbet ettik biraz. İlişkilerden arkadaşlar vs vs konuştuk.hadi yatalım artık dedi müge.ama sen bana sarıl… hala üşüyorum dedi.ve yan döndü.bende yan döndüm ve ona sımsıkı sarıldım.bacaklarımızı çekmiş cenin pozisyonunda yatıyorduk.yüzüm ensesinseydi.saçları ayrı güzel,parfümü ayrı güzel kokuyordu.iyi geceler ablacım diyerek boynuna ıslak bir öpücük kondurdum.iyi geceler mert derken sesi titredi.
Yavaş yavaş ısınmıştık.ama hiç
kurtköy escort konuşmuyorduk.uyumaya çalılıyordum ama uyuyamıyordum. Mügenin yatağa bağlanmış çırılçıplak hali kasık tyüleri ve amının sıcaklığı geldi aklıma.şimdi nasıldır acaba amı.. bunları düşünürken sikim kalktı.kendimi biraz geri çekmeye çalışırken müge poposunu biraz daha bana doğru itti.bende geri çekmeyi bıraktım ve dayadım.hiç ses çıkarmıyorduk.nefesim mügenin boynunda ve ensesindeydi.ben sikimi dayadıkça müge poposunu bastırıyordu.kalın eşofmanların altında sürtüyordum.elimi beline koydum.yüzümü biraz daha yanaştırıp dudaklarım nerdeyse değecek kadar yaklaştırdım. Ne yapmalıyım diye düşünürken elimi üst eşofmanın içine soktum ve tenine dokundum.sıcak ve yumuşaktı.parmaklarımı hareket ettirerek yavaş yavaş dokunuyordum.
Sonra içerdeki elim iraz karnına doğru gitti.göbeğine dokunuyordum müge ise uyuyor numarası yapıyor ama uyumuyordu.sikimi iyiden iyiye dayamıştım.karnındaki elimi biraz bastırıp onu kendime çekince hafiften ıhh diye bir inleme sesi geldi.mügenin de bundan zevk aldığı çok açık olarak belliydi. Teni kokusu ve sıcaklığı aklımı başımdan almıştı.boununu öpmeye başladım.nefesi sıklaşmıştı karnındaki elim memelerine doğru çıktı.sütyen üzerinden memelerini ovmaya başladım.sıcak nefesimi boynuna veriyordum.boynundan omuzlarına doğru öpmeye çalışıyor dum ama bu girişimimi eşofman engelledi.
Elimi memelerinden çektim.kalplerimiz küt küt atıyordu.alt eşofmanının içene doğru pendik escort uzattım.penye normal bir külotu vardı.elimi külotunun içine sokmaya çalıştım.kasık tüyleri elimdeydi.müge sessizce ahhh ve ıhhh sesleri çıkartıyordu.pozisyonumu hiç değiştirmedik.elim aşağılara doğru kayıyor ama cenin pozisyonunda olduğumuz için ulaşamadım.bacağını hafifçe ayırınca bal kutusuna ulaştım. Islak ve sıcacıktı hatta o kadar ıslaktı ki külotu bile ıslanmıştı.klitorisini okşadım.elimi aşağı indirip parmağımı ıslatıp am suyuyla ve tekrar klitorisini okşadım.bir tafatan da pmeye devam etti. Poposunu bana doğru daha sık astırmaya başladı.artık vakti gelmişti.eşofmanının ve kültunu aşağı doğru sıyırdım.artık poposunu da okşuyordum.elini arkaya doğru uzattı ve sikimi avuçladı.elini içine soktu. Sıcak ve sert sikimi avuçladı.kulağını hafifçe ısırmıştım ahhh dedi..eşofmanımı sıyırmaya çalıştı benim de yardımımla eşofmanın ve çamaşırım dizlerime kadar indi.elini sikime ve taşaklarıma değdirdi. Kılsız ve tertemizdi.artık sikim poposuna değiyordu.
Bacaklarını kapadı ve tekrar ayaklarını kapadı.kendimi hafif ger çektim ve elimi uzattım.arkadan elim amına ulaştı.iraz parmakladım ve ıslanan am sularını götüne sürdüm.ataşehir grup escort kayganlaşmıştı göt deliği. Yorganın altı sımsıcak olmuştu artık.parmağımı yavaş yavaş götüne soktum.evet ablam mügenin götünü parmaklıyordum.yüzünü yastığa doğru çevirdi.ses çıkmasını istemiyordu.poposunu yukarı aşağı sallıyordu.sonra elini sikime götürdü.kökünden kavradı ve amına yanaştırdı.sadece sessizce hadi dedi…biraz daha domalmıştı. Bende kendimi iraz aşağı doğru alarak sikimi amına dayadım.yukarı aşağı sürttükten sonra yavaş yavaş soktum içine.tamamı girdikten sonra tekrar sarıldım. Boynunu öpmeye başladım.amı iyice sulanmıştı.oda da sadece sikimin amına girip çıkarken çıkardığı vıcık vıcık sesler vardı.nefeslerimiz sıklaşmıştı.sonra durdum.mügeyi kendime çektim.boyunu öpüyordum ensesini ve kulaklarını.elimi memelerine soktum. Bu sefer sütyenin altındaydım.uçlarını sıkıyordum. Ben sıktıkça ablam müge de ahhh sesleri sıklaştı.ağır hareketlerle tadını çıkara çıkara sikiyordum ablamı.dudaklarına yapışmak istedim izin vermedi.. bu pozisyonda kaldı.bende yavaş yavaş hızımı artırarak devam ettim.bir süre sonra ikimizde zirveye çıktık. Önce müge boşaldı.onun boşalması sırasındaki sıcaklığı sesi kıvranması ve amının kasılması beni de getirdi.döllerimiz hepsini içine akıttım.daha sıkı sarıldım ablama. Vücudundan gezen elimi tuttu ve göğsüne doğru çekti. Sarılmamı istiyor gibiydi.bir süre daha hiç ses çıkarmadan sarıldık.sonra yavaşça eşofmanlarımızı yukarı çektik. Ablam temizlenmemişti bile.. amından süzülen döllerimi temizlemeden uyudu.bende ona sarılarak sabaha kadar derin derin uyudum.

Kuzen-3 .Bölüm (evden çıkmadık)

Ertesi gün Esra’nın saksosu ile patlamak üzere iken uyandım.
“Günaydın” derken ağzına boşalmıştım. Esra siki iyice temizleyip “günaydın” dedi
“sabah dikleşmiş bana bakıyordu. indir beni esra, boşalt beni diyordu. bende indirdim”
“Ağzına sağlık. sabahlar dinç olur kendisi.”
esra geldi Yanıma uzandı.
“oo saat 1 olmuş. fetiş escort Annemi arayayım. bileti ertelesin.”
Annesi telefonu açtı. annesi ile konuşurken elimi aldı göğsüne koydu. ben göğsünü okşarken o annesinde 1 haftalık tatil kopartma peşinde idi. konuşma uzayınca bende amını yalamaya karar verdim. bacaklarının arasına yerleşim amını emmeye başladım. Annesi ile konuşurken arada hafifçe inliyordu. annesi birşey soruyorud sanırım. bizim ki evet. yaptım. güzeldi. büyük. gibi kısa kısa yanıtlar veriyordu. “Anne ne olur kuzenle gezip eğleneceğiz “dedi. “Sende kayıt için gelince gezer eğlenirsin”. Ben hala amını yalamakla meşguldüm. esra telefonu kapatıp bana döndü. Annem 3 gün olur dedi. bugün pazartesi çarşamba akşamına bile alıyor dedi.
Ona da şükür dedim.
“Esra hadi acıktım kahvaltı edelim “dedi. sevişiriz sonra. “bugün evdeyiz”.
Üstümü giyip bakkala gittim. Döndüğümde Esra hala çıplaktı. kahvaltı masasını ayarlıyordu.
“Giyinmemişsin?”
“ne giyinecem. zaten soyunacağım yine”
“peki” dedim. “Bana göre hava hoş göğüs manzaralı kahvaltı ederim.”

Kahvaltıda esradan konuşmaya başladık.
” ne zmandır bakire değilsin dedim”
“156 yaşından beridir” dedi.
“Halenin abisi Can sikti ilk” Hale ile evde internetten meraktan porno bakıyorduk. Lezbiyenlerin vieosunu gördük. hale’ye deneyelim mi dedim. önce istemedi ama oda merak ediyordu. önce tişörtleri çıkartıp birbirimizin memelerini emdik. hoşumuza gitmişti. bu sefer hale hadi amlarımızı da yalayalım dedi. 69 pozisyonunda amlarımızı yalamaya başladık. yalanmaktan zevk alırken yalamak garip geliyordu. birbirimizi çırılçıplak yalarken eve halenin abisi Can gelmiş. Biz duymadık.Can bizi o halde buldu. hemen battaniye altına girdik. meraktan deniyorduk ilk defa falan diye savunurken Can gülerek beni de katın aranıza dedi. bende yalayayım Hale olmaz dedi. bense acaba erkek yalarsa daha iyimi olur diye merakta olarak olur dedim. Ama battaniyenin içinde yala. utanırız. sırt üstü yattım bacakalrımı açtım. Can da battaniye altından amımı yalamaya başladı. hale’ye de Mememi yala dedim. oda mememi yalamaya başladı. için acaip olmuş zevkten boşalmıştım. Hale şaşkın şaşkın bakarken çok güzeldi dedim. Can’ın yalaması durmuştu. Hale ise yanda sırtüstü yatmış inliyordu. Battaniyeyi kaldırınca Can’ın halenin amını yaladığını gördüm. Hale gayet memnundu. bende memelerine emerek zevkini artırdım. oda bir süre sonra titreyerek boşaldı. Can kalktı pantolonunu indirip sikini çıkarttı sıra sizde dedi. o porno daki kızlar gibi emin. hale ile beraber diz çöküp sıra ile emdik acemice. en son benim ağzımda patladı. ilk kez sperm yuttum. tadı iğrenç gelmişti. yatağa geçip bir süre oynaştık. Can memelerimizi götümüz elliyor. biz onun sikini. siki bir süre sonra yine kalktı. amınızı sikecem dedi. önce itiraz ettik. ama inat etti. önce beni sonra haleyi amından sikti. daha sonraki günler ikimizi de amdan götten sikti, sakso çektirdi. arkadaşları ile gelip grup yaptı.işte böyle başladık” dedi. kalktı bulaşıklar için eviye ye gitti.
hikaye dinlerken sikim kalkmıştı. eviye yıkarken inegöl escort Esra resmen gel beni sik der gibiydi.
Şortu tişörtü çıakrtıp bende soyundum. arkasına geçip sarıldım.tezgaha doğru domalttım. aleti amına tek hamlede soktum. kendi hiakyesinden onunda amı ıslanmıştı. Sert ve hızlı
escort bursa sikiyordum. Esrada coşmuştu. Sert vuruşlar zevkten dört köşe yapmıştı. boşalana kadar pozisyon ve hız değiştirmeden siktim. Esra dönüp muhteşemdi dedi.
Evde çıplak halde dolanıp ortalığı topluyorduk. arada öpüşüyor birbirimizi taciz ediyorduk.
Gel film izleyelim dedim. güzel bir porno film açtım. siken sikene bir porno.
Esra yanıma eli amında izliyordu. bende omzundan elimi atmış memesini okşuyordum.
Alet iyice kalkmıştı.
Hadi “orospum, porno izlerken boşalt beni” deyip başını alete götürdüm. itiraz etmeden ağzına aldı. o emerken bir ona bir filme bakıyordum. bir yandan da memesini avuçluyordum. boşalacakken aleti boğazına kadar sokacak şekilde başına bastırdım. Esra’nın gözünden yaş geldi resmen . boşaldığım da bir kısmını yuttu bir kısmı üstüme geldi. tabi hemen yalayıp temizledi. Alet hala inmemişti. kalktı aleti amına sokup TV ye dönük halde kucağımda kendini siktirmeye başladı. Filmin inleme sesleri ile Esra’nın inlemeleri birbirine karışıyordu. Doğrulup Esrayı TV ye karşı domalttım. Arkadan amını sikerken o TV deki hatun ve adamların neresini bulursa dili ile ekrandan yalıyordu. TV ile beraber grup yaptık.
“Boşalacam aç ağzını der demez bana döndü. Bende ağzına yüzüne boşaldım.
Kalktı banyoya gitti. bende arkasından gittim. Duşun altında birkez de götünden siktim. Sonra yatağa geçim 2-3 saat çıplak halde sarılıp uyuduk.

Esranın bir kızla konuşma sesi ile uyandım. Elinde bilgisayardan görüntülü konuşuyordu. Konseri anlatıyordu üstelik yaptıklarımızla. Uyuma numarası yaptım.Kim di lan bu diye düşünürken karşıdaki kız”yarrağını göstersene” dedi. Esra “tamam” deyip çarşafı kaydırıp alete telefonu yaklaştırdı. karşıda ooo sesi geldi.
Esra” beğendiysen gel yala Hale” deyince anladım ki kuzeni hale ile görüşüyordu.
DOğruldum “ne yapıyorsun o kim?”
“Merak etme yabancı değil. Hale. seni merak etti.”
Hale oradan “merhaba” dedi. Bende “merhaba” dedim.
“ben merak ettim Esra ile paylaşırız herşeyi.”
“Beni de mi paylaşacaksınız?
Esra gülerek “İstanbul’a gelirse paylaşırız” dedi. Halede “eveeet dedi uzatarak”
“Madem öyle sanal seksle paylaşalım. Al bakayım ağzına yarrağı, hale sende soyun. sen bizim pornomuz ol bizde senin”
Esra “oo şenlik var deyip” alete yumuldu. Hale’de karşıda soyunuyordu. Hale küçük memeli zayıf bir kızdı.
bilgisayara karşı bacaklarını açıp amını parmaklamaya başladı. bir eli de ağzında emiyordu. Esrada aleti dibine kadar ağzına sokup emiyordu. Hale karşıda boşalmıştı. bir süre sonra bende esra’nın ağzına boşaldım .
Esra ağzındaki spermleri haleye göstere göstere yuttu.
Hale ” abim 10 gibi gelecek.ararım sizi beraber sikişiriz”
Olur dedim. Bilgisayarı kapattık. ”
Esra bana döndü. Sen şimdi Hale burada olsa siker misin?
“Evet ”
“Peki başkası beni sikse rahatsız olur musun?”
“kafam karıştı. “bilmem ki”
“Eve gidince Can sikecek. başkaları da biliyorsun değil mi”
“rahatsız olmam herhalde sevgilim karım değilsin.”
“Yanında biri sikse?”
Tepem attı.”İlla birine sikirecen yani. tam orospusun. kime siktirirsen siktir. bana siktirde ne yaparsan yap. hatta can gelsin seni de Hale’yi de tost yapalım.
Göreceğiz dedi.

Acıkmıştık. Pizza söyledik. Pizza gelince “dur ben açayım kapıyı” dedi. Bakalım
Tamam dediğim anda bir baktım ki Esra çırıl çıplak.
“Çıplaksın” dedim”
“test edeyim bakalım ne yapacan”
Kaşarlık tam gazdı. gizlice izliyordum.
KApıyı yarım açtı. Kpının arkasından içeri gel parayı getireyim dedi. pizzacı şoktu.
Çıplak halde kalçası sallaya sallaya yatak odasına gitti. kredi kartı ile geldi.
“Nakit yokmuş buradan çek.” çocuk parayı çekerken gözü Esra’da idi.
Esra nakit yok. bahşişi farklı vereyim deyip elini pantolonun üstünden çocuğun alete attı.
Çocuk yutkunarak “şifre” dedi.
Esra bir eli ile şifre girdi. diğeri ile aleti okşuyordu.
sonra siz çöktü. çocuğun pantolonu çözdü aleti çıkartıp emmeye başladı.
“kusura bakma bahşiş için para olmayınca”
çocuk” önemli değil” derken titriyordu. ilk defa “biri bana sakso çekiyor” çocuk toydu garip.
Çabuk boşaldı bu yüzden. Ama boşal boşal bitmedi.
Esra Spermleri yutup “oha ne zamandır dolu bu? ”
..
Hadi teşekkürler dedi Esra. işi bitmişti. Çocukta toparlandı mutlu mesut çıktı. bir daha oradan pizza söyleyemem arık
Salon gelip “testi geçtin” dedi. “hiç sevmem sahipleneni. başkası ile sevişmeyecek kadar ahlaklı olsam senle sevişmem” dedi. istersen sende başkası ile yanımda sevişebilirsin dedi gülerek. isterseniz size katılırım bile. ”
Canıma minnetti.
Pizzamızı yiyip biraz tv izledik. Saat 10 gibi bilgisayardan görüntülü arama geldi.
Hale arıyordu. Açtığımızda Hale ekrana yan dönmüş halde sandalyede oturanın yarrağını ağzına almış emiyordu.
Esra hemen ” merhaba can” dedi.
“ulan yarraktan mı tanıdın” dedim.
“İnsan ağzından götünden amından eksik etmediği yarrağı unutur mu?”
“Sende haklısın.”
“Kolay gelsin hale, selam Can, beline kuvvet. ” dedim. Canda karşıdan selam verdi.
CAn. e “hadi bizimi seyredeceksiniz sadece. ”
Bende aleti çıkarttıp sandalyeye oturdum . Esra’da hemen gömüldü. iki hatun karşılıklı alet emip yalıyorlardı. bizde ekrandan seyrediyorduk. Halede oldukça iyi idi. dibine kadar alıyordu.
Esra kalktı yüzü ekrana dönük aleti amına sokarak oturdu. Onu gören Halede aynı pozisyona geçti. Bir yandan birbirlerine gaz veriyorlar amına giren yarrağı anlatıyorlardı.
Can ” Biraz geri gidinde tam görelim” dedi. “özledim memelerini.”
“Hale’ninkiler var” dedim.
“Yetmiyor. küçük onlar”
“Halenin memeler küçük olsa da güzel, bakmaya doyulmaz” dedim. hale kucaktan inip memeleri ekrana yasladı. teşekkürler dedi.
Sandalyeyi biraz geri çekip Esra’yı yine kucağa oturttum. Canla Halede geriye çekildi. Artık bütün vücutları görülüyordu. Karşılıklı inlemeler çok güzeldi.
Esra’ya Ekrana karşı domal dedim. sonra arkadan amına aleti geçirdim. Halede canda aynı posizyona geçti. ben siktikçe Esranın memeler sallanıyordu. CAN karşısan salla memeleri daha sert vur diye söyleyince gaza gelip daha sert sokmaya başladım.
CAn karşıdan “Haydi irazda göt sikelim” deyince aleti göre dayadım. amda sırılsıklam olmuş alet göte tek harekette dibe kadar girdi. Esra ve hale karşılıklı çığlık halindeydiler.
5-6 dakka kızların götü siktik.
Can “NEreye boşalıyoruz kızlar” deyince ikisi birden Yüzümüze. dedi. götten çıkıp yanlarına geçtik. kızlar diz çöktü. aletleri okşayıp yüzlerini döllerle doldurduk. Parmakları ve dilleri ile yüzlerindeki döller temizlediler.
O halde yatağa oturup 1-2 saat sohbet ettik. bu arada eller rahat durmuyor memelerde amda götte alette dolaşıyordu.
SOnra görüşürüz deyip kapattık.
Esra ile duşa geçtik. birbirimizi bir güzel sevişmeden yıkadık. çokta halimiz yoktu. çırıl çıplak yatıp uyuduk. ……

MONOTONLUKTAN SIKILDIYSAN BİZE KATIL HAYATINI RENKLENDİR

ankara bayan escort hizmeti almak isteyen erkekler için gerçekten güvenilir bir escort sitesi bulmak bazen çok zor olabilmektedir. Bu nedenle yapılan araştırmalarda hizmet alınacak siteler çok iyi incelenmeli ve herhangi bir mağduriyetin önüne geçebilmek için en doğru site seçilmelidir. Bu konuda en güvenilir sitelerden biri olan ve uzun zamandır müşterilerine son derece bakımlı ve birbirinden güzel escort bayanlarla en kaliteli şekilde escort hizmeti veren sitemiz sizler için en doğru tercih olacaktır. Sitemiz hakkında daha önce bu hizmeti verdiğimiz müşterilerimizden bilgi alıp fikir edinebilirsiniz.
demetevler escort hizmeti almadan önce, yapılacak yanlış bir tercihin çok olumsuz sonuçlara neden olabileceği unutulmamalı ve bu konuda son derece seçici davranılmalıdır. Özellikle internet sitemizde yer alan otele gelen escort kızların bilgilerinin bulunduğu profil sayfalarındaki bilgilerin doğruluğu çok defa kanıtlanan ve değerli müşterilerimizden son derece olumlu geri dönüşler alan internet sitemiz, her zaman en kaliteli escort hizmetini vermeye devam edecektir. Bizler ve sitemizdeki escort bayanlar, her zaman için bu doğrultuda çalışmakta ve gayret göstermekteyiz.

Tek Gecelik İlişkilerin Hayatımızda Olumlu Etkileri Hakkında

İnsan hayatı boyunca yanlışlıklar yapıp bunlardan ders alabilir ya da ders almayıp yanlışlıklarına devam edebilir. Kimilerine göre doğru olan şey yanlış, yanlış olan şey ise doğrudur. Bu kişinin kendi kararıdır. escort kızlarla erkeklerin ilişkisi kaçınılmazdır. İlişkiye heyecan veren keçiören escort kızla sevişme bazen bir gecelik ilişkilerde bazen biter bazen sürekli olarak devam eder. Kimileri tek gecelik escort bayanla ilişkileri tercih ederken kimileri de devamlı ilişkileri tercih eder. Sevgilime karşı sorumluluğum yok günümü gün edip yaşıyorum diyenler tek gecelik ister. Güzel bir gecenin ardından etik olmasa da cinsel duygularını tatmin için tanıdığı, güven duyduğu beğendiği kişiyle bir gecelik ilişki yaşayabilir bir gecelik ilişki yaşasa da hiç ummadığı anda duyguları devreye girerek aşık olabilir. Bir gecelik sınırsız escort kızla ilişkinin sabahında hiç umursamadan rahatlıkla evine dönmeyi düşünüp onu bir daha görmek istemese de bir anda her şey ters dönebilir. Hayatının escort aşkını bulmuş ve devam ediyor uzun soluklu bir ilişki başlıyor olabilir

Uzun Bir Hikaye Sonay ve Serkan -3. Bölüm Kaldığı Yerden Devam

Balayı bittikten sonra önce Ankara’ya benim ailemin yanına gittik. Orada bir kaç gün kaldıktan sonrada Adana Kozan’a eşimin ailesini görmeye gittik. Fakat Kozan’a varışımızın daha ikinci günü büyük bir şanssızlık oldu Kayın validenin annesi rahatsızlandığı için baldız hariç Kadirli’ye gitmeye karar vermiştik.. Baldız ise sınavları olduğu için gelemiyordu. Yola çıkmadan önce yediğim bir yiyecek dokunmuş olmalı ki kendimi iyi hissetmemeye başladım. Bunun üzerine eşim
-“Aşkım istersen biz gitmeyelim.” dedi. Bende çoktan beri görmediği anne annesini görmesi gerektiğini isterse kendinin gidebileceğini söyledim. Çünkü Anne annesini çok sevdiğini ve yakın zamanda onu görme fırsatı olmayacağını biliyordum.. Ben ısrar edince
-“Pek ala aşkım gidiyorum ama söz yarın dönerim.” Dedi. Vedalaşarak ayrıldık.
Kayın pederler gittikten sonra baldızım Derya ile evde yalnız kalmıştım. Salona geçerek tv izlemeye başladım. Baldızda yanıma gelerek oturdu. Derya Sonay’dan iki yaş küçük Sonay kadar olmasa da oldukça güzel bir Kızdı. Üniversiteyi kazanamadığı için liseyi bitirdikten sonra açık öğretime kaydolmuş iki yıl sonra ailesi daha yirmi yaşındayken beyaz eşya ticareti yapan biriyle nişanlamıştı.
Derya oldukça konuşkan bir kızdı epey sohbet ettik.
bursa üniversiteli escort Ablasıyla geçen çocukluk anılarından nişanlısından bahsetti onu sevdiği her halinden belliydi. Tavır ve hareketleri oldukça rahattı. Üzerinde askılı bir bluz ve altında ise ince bir eşofman vardı. Bluzun askılarından göğüs dekoltesi görünüyordu. İster istemez gözüm oraya kaydı. Sonra kendimden utanarak hemen gözümü kaydırdım. Dikkatimi Başka yöne kaydırarak konuşmaya devam ettim.
– “Ben bir bardak kola alacağım enişte sende alırımsın ?” diyerek cevabımı dahi beklemeden kalkıp mutfağa doğru yöneldi. Önümden geçerken Eşofmana sığmayan, dolgun yuvarlak kalçalarının yanında, giydiği külotun izi bile anlaşılıyordu. Eşofmanın altındaki tanga, kalçalarını ikiye bölüyordu. Kalçasını sallayarak mutfağa doğru giderken arkasından baktım kalçaları gerçekten hoş görünüyordu.
Az sonra mutfaktan bir bardak kola getirdi. Sonradan odasına gidip ders çalışmak için izin istedi. Bende kendimi iyi hissettiğimi biraz dışarı çıkıp dolaşmak istediğimi söyledim. Baldız odasına giderken bende dışarı çıktım.
Kozan pek de büyük olmayan bursa sınırsız escort küçücük bir yerdi. Yine de akşama kadar dolandım. Akşam eve vardığımda baldız harika bir sofra hazırlamıştı. Beni görünce yüzünde sıcak bir gülümsemeyle
-“Nerde kaldın enişte bu kadar zaman nereyi dolandın Böyle.” Diye sordu. Bende
– “Hava güzeldi parkta oturdum birazda şehrin dışına portakal bahçelerine doğru yürüdüm.” Dedim.
Birlikte masaya geçerek yemeğimizi yedik. Yemekten sonra ders çalışmaya gitmedi. Salonda birlikte TV izledik. Gecenin geç vakitlerine kadar sohbet ettik. Vakit bir hayli irerlermiş uykumuz gelmişti. Birbirimize iyi geceler dileyerek odalarımıza uyumaya gittik.
Evin içi çok sıcak olduğu için gece bursa eskort bir türlü uyku tutmamış sabaha kadar dönüp durmuştum yatakta. Hava iyice aydınlanmıştı. Yatakta daha fazla kalmanın bana azap olduğunu bildiğim için kalkıp salon da TV izlemek istedim. Lavaboya giderken Derya’nın odasının önünden geçtim. Hava çok sıcak olduğu için kapıyı açık bırakmıştı. Odanın açık kapsından içeri baktım ve inanılmaz bir manzarayla karşılaşmıştım. Derya, yüzükoyun uzanmış, külot sutyen yatıyordu. Külot dedimse bu normal bir külot değildi, tanga idi. Giydiği tanga kalçaların arasında kaybolmuştu. Sadece üst kısmı görünüyordu. Yastığa sarılmış, kalçalarını da geriye doğru çıkarmıştı. Bembeyaz teni inanılmaz güzeldi. Beyaz kalçalar kabak gibi parlıyordu. Bu görüntü beni mahvetmişti. Manzara karşısında dayanamayıp külotuma boşaldım.
Onu her görüşümde, her aklıma geldiğinde o gün akşama kadar Derya’yı düşündüm. Dışarı çıkmadım evde TV izleyerek vakit geçirdim. Saat 16 gibi Sonay aradı. Anne annenin rahatsızlığı arttığı için gece hasta haneye kaldırmışlar
– “Şu an yoğun bakımda maalesef gelemeyeceğim aşkım birkaç gün daha Derya ile kalır mısın lütfen.” Diyordu. Mecburen
– “Siz bizi merak etmeyin biz iyiyiz ve hiç sorun yok.” Dedim. Derya
– “Sanrım birkaç gün daha mecburen birlikteyiz enişte.”
-“ Senin gibi güzel ve tatlı bir kızla kalmaktan hiç şikâyetçi değilim.” Diyerek gülümsedim. Bunun üzerine
– “Sağ ol canım enişteciğim bende şikâyetçi değilim.” Diyerek yanağıma küçük bir öpücük kondurdu. Akşam için bir şeyler hazırlamak amacı ile mutfağa yöneldi. Bende Derya’nın
-“Sen otur enişte ben yaparım.” demesine aldırmayarak akşam için sofra hazırlamasına yardım ettim. Ancak itiraf etmeliyim ki baldızım mutfakta ablasından çok daha marifetli gözüküyordu.
Kısa bir sürede sofrayı benimde ufak yardımlarımla hazırladı. Yemekten sonra
– “Bir iki kadeh bir şeyler içmek ister misin enişte.” Diye sordu. Aslında öyle fazla içen biri değildim ama
– “Sende katılırsan bir kadeh atarım” dedim. Kayın peder sıkı bir akşamcı olduğu için Derya alışkın olmalı ki kısa sürede salondaki sehpanın üzerine rakı peynir ve kavundan oluşan küçük bir masa hazırladı. Hem TV izliyor hem de rakılarımız içerken sohbet ediyorduk. Derya ikinci kadehi bitirdiğinde, kelimeler ağzında yuvarlanıyordu, gözleri kaymış, ne dediğini bilmez haldeydi. Derya,
– “Başım dönüyooor, ben şimdi sarhoş mu olduummmm enişteeee ?” derken kahkahalara boğuluyordu. Derya’ya göre daha dayanıklı olduğum için bir iki kadeh, beni etkilemiyordu. Ben kendimi kontrol ederken, Derya kendini kaybetmeye başlamıştı. Nişanlısıyla ilişkisinin ne düzeyde olduğunu öğrenmek istiyordum. Ben sordukça, yarım yamalak anlatmaya çalışıyordu. Anlattığına göre, öpüşme ve ellemelerin dışında henüz ilişki yaşamamışlardı. Nişanlısı daha fazlasını isterken, kendisinin buna izin vermediğini bu yüzden nişanlısı ile zaman zaman aralarının bozulduğunu söylüyordu. Bense nişanlısınındı kendisinin de sağlıklı birer yetişkin olduklarını yetişkinler için cinselliğinde birer ihtiyaç olduğunu hamile kalmamak koşulu ile bunu belli ölçüler de yaşamanın bir sakıncası olmadığını anlattım
Vakit ilerledikçe Derya kendinden geçiyor, sarhoş oluyordu. Daha fazla dayanamadı ve koltuğa uzandı. Kısa bir süre sonra da sızdı ve uykuya daldı. Öyle tatlı, öyle güzeldi ki, bakmaya doyamıyordum. Sırtüstü yattığı için, badinin içine sıkışan göğüsleri piramit gibi duruyordu. Birkaç kez,
– “Deryaaa, Deryaaaa!” diye seslendiğim halde, ölü gibi yatıyordu. Cesaretimi toplayıp yanına yaklaştım. Dizlerimin üzerine çömelerek birkaç kez dürttüm. Kıpırdadığında, bir bacağı koltuktan kayarak yere değdi. O anki görüntüsü dayanılır gibi değildi. Açılan bacakları amını da ortaya çıkarmıştı. Eşofmanın içindeki am, ortadan ikiye bölünmüş gibiydi. Şişkin yuvarlak amı, beni inanılmaz heyecanlandırmıştı. Zaten kalkmış olan yarağım, bu görüntü karşısında zonklamaya başladı.
Başımı bacaklarının arasını sokup, eşofmanın üzerinden amını koklamaya başladım. Amını koklarken, neredeyse boşalacaktım. İnanılmazdı ve harika kokuyordu. Dokunmak istiyordum, ama cesaret edip amına dokunamıyordum. Bendeki istek ve arzu büyüdükçe, kendimi frenleyemiyordum. Ne olacaksa olsun düşüncesiyle, eşofmanın üzerinden amına dokundum. O an zevkten titremiştim. Amının girinti ve çıkıntılarını parmaklarımla yoklarken, şeklini şemailini öğrenmeye çalışıyordum. Eşofmanı inceydi ve ellemesi daha kolay oluyordu. Amını görmek için eşofmanı araladım. Minik külotu, amının kıllarını bile kapatmıyordu. Giydiği külot tanga olunca bu görüntü kaçınılmazdı. Amının üst kısmına bakarken daha fazlasını görmek istiyordum. Bunun için eşofmanını çıkarmam gerekiyordu. Salonda çıkaracak olsam, uyandığında söyleyecek kelime bulamazdım. Dürtükleyerek,
– “Kalk Derya burada uyuma, yatağına git yat!” diye seslendiğimde, sadece anlamadığım bir şeyler mırıldandı, hepsi o kadar.
Koltuk altlarından tutarak ayağa kaldırdım. Kucaklayıp odasına taşıdıktan sonra, yatağın üzerine sırtüstü bıraktım. Işığı açıp ayak dibine oturdum. Derin bir nefes alarak, eşofmanın lastikli yerinden tuttum, bacaklarından yavaş yavaş sıyırarak ayak uçlarından çıkardım. Şimdi üzerinde sadece siyah tangası kalmıştı. Amını bile kapatmayan bu küçük bez parçasını indirirken kalbim duracak gibiydi. Sonunda onu da çıkardım. Daha iyi görmek için bacaklarını dizinden kırarak yanlara doğru açtım. Şimdi amı tamamen ortaya çıkmıştı. Karşımda mükemmel bir manzara vardı. Uzun kılların arasındaki yarık boydan boya uzanıyordu. Amının dudakları, sağlı sollu ağız kısmını kapatıyordu. Klitorisi ise küçük, ama diriydi.
İncelemeye devam ederken, yarağım kalkmış zonkluyordu. Çıplak kalçaları, kocaman görünüyordu. Daha sonra, ayak bileklerinden tutup bacaklarını yukarı ve yanlara doğru açtım. Kalçaları kabak gibi ortaya çıkmıştı şimdi. Siyah kıllarla çevrili göt deliğinin varlığı anlaşılmıyordu bile. Amının sıcaklığı yüzüme vururken, Tüm cesareti toplayıp dilimi amına değdirdim, sonra da yavaş yavaş yalamaya başladım. Tuzlu bir tadı vardı. Tuzlu olmazına rağmen hoşuma gitmişti.
Uyanma ihtimali vardı. Daha dikkatli olmam gerektiğini düşündüm. Kafamdaki düşünce nedeniyle bacaklarını yavaş yavaş bıraktım. Bu görüntüyü ölümsüzleştirmem lazımdı. Bir daha böyle bir fırsat yakalayamayabilirdim. Gittim salondan telefonumu aldım geldim. Amını ve götünü en ince ayrıntısına kadar çekip telefonuma kaydettim. İleriki günlerde 31 çekmem için harika bir yatırımdı. O ana kadar, boşalmamak için kendimi zor tutmuştum, artık boşalmak istiyordum. Derya’nın amına bakarken, çeşitli fanteziler hayal etmeye başladım. Onu sikmek, amına sokmak istiyordum, ama bu mümkün değildi. Hayal bile olsa girip çıkmaya başladım. Bir iki dakika içinde titremeye başladım. Büyük bir zevk kasıklarımı sararken daha fazla dayanamamıştım. Saniyeler boyunca boşaldıkça boşaldım. Yarağımdan fışkıran döller çarşafı berbat etmişti. Ama bu umurumda bile değildi. Bu benim için unutulmaz bir andı ve bunu doyasıya yaşamak istiyordum.
Birkaç dakika sonra iyice rahatlamıştım ve kendime gelmiştim. Önce tangasını, ardından eşofmanını giydirip üstünü başını düzelttim. Çarşafına dökülen döllerimi temizledikten sonra her hangi bir olumsuzluk var mı diye etrafa baktım. Sadece döllerin ıslaklığı kalmıştı çarşafta, o da önemli değildi, hava sıcak olduğu için sabaha kadar kuruyacağından emindim. Işığı kapatıp odadan çıktım.
Ertesi gün uyandığımda saat 12:00’ye geliyordu. Derya dışarı çıkmıştı. Odasını kontrol ettiğimde çarşafın değiştirilmiş olduğunu fark ettim. Kirlilerin konduğu sepete baktığımda, tanga, eşofman bir de çarşaf, aynı yerdeydi. Acaba bir şeyler anlamış mıydı diye doğrusu çok merak ediyordum.
Akşam saat 6:00 gibi eve geldiğimde, Derya yemek yapmış beni bekliyordu. Geç geldiğim için,
– “Nerde kaldın enişte seni aradım ulaşmadım.” diye sitem etmesi, bir an canımı sıktıysa da, yüzündeki gülümseme beni yumuşatmıştı.
– “Özür dilerim baldız telefonu duymamışım dolandım biraz. Dedim.
– “Hadi ellerini yıka da masaya oturalım çok açıktım bugün.” Dedi. Yemekte ailesi ile yaptığı telefon konuşmalarını anlattı. Sonra konuyu önceki akşama getirdi,
– “Akşam ne olduğunu bile hatırlamıyorum. Çok mu sarhoş oldum?”
– “İki kadeh içtin kendinden geçtin. Ayakta bile duramıyordun, odana taşırken zorlandım bayağı. Ne kadar ağırsın kız!” diye takılınca, Derya,
– “Yapma ya enişte söyleme öyle!, sadece 55 kiloyum, sence 55 kilo çok mu?” dedi. Kızlar kendisine kilolu denmesinden hoşlanmadıkları için özellikle böyle söylemiştim. Şaka yaptığımı anlayınca da gülmeye başladı. O akşam bir şey olmamış gibi yemeğimizi yedik, TV seyrettik.
Ertesi gün erkenden nişanlısıyla buluşmaya gitti. Akşam saat 10.00 gibi eve döndüğünde yüzünün asık olduğunu fark ettim.
– “Ne o kız? Yüzünden düşen bin parça!” diye takıldım.
– “Yok bir şey enişte!” dedi, ama bira içtiğimi görünce, gitti bir bardak getirdi ve
– “Bana da doldursana, içmek istiyorum!” dedi. Bir şişe de ona açtım ve bardağını doldurdum. Bardağı aldığı gibi yudumlamaya başladı, bir dikişte hepsini içti. Bu durumu görünce,
– “Hop hoop! Biraz yavaş iç! Dünkü gibi yine seni taşımak istemiyorum.” dedim. Aslında içmesi benim işime geliyordu, geçinki gibi sarhoş olmazını istiyordum. İkinci kez bardağını doldurdum. Bir iki tane kuru yemiş ağzına attıktan sonra, tekrar yudumlamaya başladı. Nişanlısıyla tartışmış gibi bir hali vardı. Kızgınlığı yüzünden okunuyordu.
Biraları ard arda götürürken, bu durum hoşuma gitmişti. Onu izlerken, o akşam yaşadıklarım aklıma geldi. Nasıl bir amcığa sahip olduğunu çok iyi biliyordum. Bu gün üzerinde diz boyu bir etek vardı. Etek bol olduğundan, eteğin kenarlarını, bacaklarının altına toplamıştı. Dizine kadar görünen bacaklar, pürüzsüz tertemizdi. Ağda veya epilasyon yapmış olmalıydı.
Dördüncü bardağı yudumlarken, kelimeler ağzında yuvarlanmaya başladı. Ne dediğini kendisi bile bilmiyordu. Saçma sapan konuşurken, kendi kendine gülüyordu. Bu kez geçinkinden daha fazla içmişti. Kontrolden çıkmaya başlamıştı. Sağa sola eğilirken, yapışık bacakları zaman zaman açılıyordu, bembeyaz bacakları baldırlarına kadar görünüyordu. Anlar diye endişelenirken, bakmadan da yapamıyordum. Bu görüntü yarağımı hareketlendiriyordu. Öne doğru eğilip gizlemeye çalışırken, kalp atışlarım da hızlanmıştı.
Sonra Derya,
– “Lavaboya gitmem lazım!” diyerek yerinden kalktı. Yanımdan geçerken kendini sıktığını fark ettim, sıkıştığı her halinden belli oluyordu, nerdeyse altına işeyecekti. Tuvaletin kapısını açtı ve içeri girerken, ‘Zoorrt!’ diye osurdu. Küfürler ederek tuvalete girdi. İçtiği biralar onu işemeye zorlamıştı. Öyle tazyikli işiyordu ki, işeme sesi salona kadar geliyordu. Hem işiyordu, hem de zaman zaman osuruyordu.

Tuvaletten çıktıktan sonra odasına gitti. Aradan bir müddet geçtiği halde, Derya’dan ses seda çıkmamıştı. Ne olduğuna bakmak için odasına yöneldim. Odasındaki ışık yanıyordu. Ne yaptığını öğrenmek için sessizce yaklaştım. Açık olan kapıdan içeri baktığımda, yüzü koyun uzanmış yattığını gördüm. Kalçalarına kadar açılmış olan etek, süt Beyaz bacaklarını ortaya çıkarmıştı. Biçimli olan hafif çıkık kalçaları çok güzel görünüyordu. Cesaretimi toplayıp içeri girdim.
– “Deryaa, Deryaaa!” diye seslendim. Herhangi bir şekilde de olsa tepki vermiyordu. Kendinden geçmiş, derin bir uykuya dalmıştı.
Bunu fırsat bilerek yanına oturdum. Süt Beyaz bacakları tertemiz görünüyordu. Kalçalarını örten eteğini yavaş yavaş beline doğru çektim. Şimdi önümde harika bir manzara vardı. Kalçaların arasına sıkışan külot, iki dağın arasından akan dere gibiydi. Açık mavi külotu çok seksiydi. Kalçalarındaki lekeler dikkatimi çekmişti. Dikkatle incelediğimde, gördüklerime inanamamıştım. Kalçalarındaki morarmalar, diş izine benziyordu. Bunu yapanın kim olduğunu anlamak için kahin olmaya gerek yoktu. Sanırım nişanlısıyla sevişmişti. Kızmıştım, ama bunları düşünmenin sırası değildi.
Daha önce kıllı olan yerler, tertemiz kaymak gibiydi. Hafiften tenine dokundum. Avucumun içiyle, önce bacaklarını, ardından kalçalarını okşamaya başladım. Bu inanılmaz bir duyguydu. Derya öylece hareketsiz yatıyordu. Okşamalarım çoğaldıkça, kendime olan güvenim de artıyordu. Cesaretimi topladıktan sonra, külotunu çıkarmaya karar verdim. Lastikli yerleri belini sıkmıştı. Yanlarından tutarak yavaş yavaş sıyırmaya başladım külotunu. Birkaç saniye içinde külottan da kurtulmuştum. Derya’da halen hareket yoktu. Kalçaları tüm ihtişamıyla meydandaydı. Bir ara kıpırdar gibi oldu. Bu kıpırdama işimi kolaylaştırmıştı. Sağ bacağını yana doğru açarken dizine doğru kırmıştı…
Gördüğüm manzara olağan üstüydü. Kılları temizlenmiş olan amı, kabak gibi parlıyordu. Ortasını ikiye bölen çizgi, şimdi daha net görünüyordu. Kalçalarının arası kızarmıştı. Bu kızarıklık, külotun sürtünmesinden olabilirdi. O an kendimce öyle düşünmüştüm. Elimi uzatıp amını yoklarken, çizginin arasında sıkışan küçük dil harika görünüyordu. Ortadan ikiye bölünen yeri hafif hafif okşuyordum. Bir müddet okşadıktan sonra, amının dudaklarını parmaklarımla gerdim. Deliğine bakarken, içim gitmişti. Bakire olduğu her halinden belli oluyordu. İşeme yerinin altında küçücük bir deliği vardı. Parmaklarımı çektiğimde, amının dudakları diri ve sert olduğundan, ağız kısmı anında kapanmıştı.
Bir yandan Derya’yı incelerken, diğer yandan yarağımı okşuyordum. Daha önce kıllı olan arka deliği, eminim şimdi tertemizdi. Arka deliği merak ederek kalçalarına yöneldim. İki yandan tutarak kalçalarını gerdiğimde, gördüğüm manzara beni ürkütmüştü. Kendi kendime,
-“Bu ne böyle?” diye söylenirken, inanamıyordum. Daha önce küçücük olan delik, sanki büyümüştü. Götünün deliği, hafiften açılmış, içi görünüyordu. Ayrıca deliğin etrafında oluşan zorlanma izleri hala gitmemişti. O an aklıma nişanlısı Ferit geldi. Belli ki Derya’yı götten sikmişti. Hem de daha Birkaç saat önce siktiği için, deliği halen gevşek duruyordu. Gördüklerimden inanılmaz şekilde heyecanlanmıştım. Bu duruma daha fazla dayanamadım ve birden kasılmaya başladım. Müthiş bir zevkle boşalırken, külotumu berbat etmiştim.
Banyoya giderek pislenmiş olan giysilerimi çıkardım. Derya’nın akşamki durumu aklıma geldi, eve geldiğinde kızgın olmazının nedenini şimdi daha iyi anlıyordum. İyice temizlenip banyodan çıktım. Odasına döndüğümde, Derya halen aynı pozisyonda yatıyordu. Elimle birkaç kez daha
– “Deryaaa, Deryaaa” diye sarstım. Hiç duyma belirtisi yoktu. Kendimi toparlayıp ikinci kez kalçalarını gerdim. Ağzımda birikmiş olan tükürüğü, götünün deliğine tükürdüm. Parmağımla tükürüğü yedirdikten sonra parmağımı deliğe bastırdım. Kaygan olan parmak, rahat bir şekilde içine girmişti. Yavaş yavaş ileri geri hareket ettirmeye başladım. İçinin sıcaklığı parmağımı yakıyordu. Sonra iki parmağımla denedim. Yine kolay girmişti. Parmak sayısını artırdıkça, götünün deliği halen kabul ediyordu, ağız kısmı açıldıkça açılıyordu. Bir müddet, dört parmakla devam ettim. Elimi çektiğimde, ağız kısmı anında kapanmıştı. Götünün deliğini, 10-15 dakika boyunca parmaklarımla sikerken, Derya’dan gık bile çıkmamıştı.
Bu sırada yarağım kalkmış, demir gibi sertleşmişti. Artık karar vermeliydim. Bu fırsatı kaçırırsam, böyle bir şans bir daha yakalamayabilirdim. Ya şimdi, ya hiçbir zaman. Bunu mutlaka denemeliydim. Bacaklarını iki yana doğru açtım. Belinden tutup geri doğru çektim. Azda olsa domalma pozisyonuna getirdim. Vücudumu bacakların arasına yerleştirdim. Götünün deliğine bolca tükürdüm. Yarağımı da kayganlaştırdıktan sonra, artık engel kalmamıştı. Sertleşmiş olan yarağımı, ağız kısmına dayadım. Ağırlık vermemek için kollardan destek alırken, yüklenmeye başladım. Kafası girdiğinde heyecandan titriyordum. Biraz daha, biraz daha derken, yarısına kadar soktum. Yarağımı saran delik, inanılmaz zevkliydi. İleri geri hareket ederken, yavaş yavaş hızlanmaya başladım. Tanrım ne müthiş zevk bu böyle!
Zaman ilerledikçe, derinlere sokmaya çalışırken, zevkten uçuyordum. Kayganlık azaldığında, geri çekilerek tükürüğümle kayganlaştırıyordum. Sonra tekrar sokuyordum. Birkaç dakikadır, daha önce yaşamadığım zevkleri yaşıyordum. Derya’nın götünü sikerken, kim olduğunu unutmuş gibiydim. Yarağımı sonuna kadar bastırırken kalçaları kasıklarıma değiyordu. Kalçaların yumuşaklığı gerçekten harikaydı. Dakikalardır sikerken, şimdi daha rahat hareket ediyordum. Delik gevşemiş iyice açılmıştı. Ama yine de müthiş zevk alıyordum.
İkinci kez olduğu için boşalmam uzun sürecekti. Daha fazla dayanacağımı düşünmüyordum. Ama zevk dalgası tüm bedenimi sararken, boşalmak üzere olduğumu anladım. Boşalma öncesi, hızlı hızlı sikerken karar vermem gerekiyordu. Karar vermeye fırsatım bile olmamıştı. Götünün derinliklerine büyük bir zevkle boşalmaya başladım. Birkaç saniye boyunca, tüm döllerimi götünün içine boşaltmıştım. Bir müddet içinde kaldıktan sonra üzerinden çekildim. Az da olsa pişmanlık hissine kapılmıştım. Sabah olduğunda anlamasından endişe duyuyordum, mutfaktan bir koşu peçete getirdim. Peçeteyle kalçalarını silerken, gözüm amına takıldı. Parmağımla yokladığımda, bunun am suyu olduğunu fark ettim. Boşaldığım için amı ilgimi çekmiyordu. Önce külotunu ayaklarından sokarak giydirdim, ardından eteğini aşağıya doğru çekerek bacaklarını kapattım. Işığı söndürüp çıktım.
Banyoya girip güzel bir duş aldım. Sonra da odama gittim, yatağıma uzandım. Az önceki yaşadıklarımı düşünürken derin bir uykuya dalmışım. Sabahleyin Sonay’ın telefonu ile uyandım. Anne anneyi hastahaneden çıkardıklarını anne ve babasının birkaç gün daha orada kalacaklarını kendisinin ise bu gün döneceğini söylüyordu. Bu habere gerçekten sevinmiştim. Akşam Derya ile yaşadıklarım geldi aklıma ya anlarsa diye bir kokuya kapıldım. Odasının önünden geçerken içeri baktım çoktan kalkmıştı. Mutfağa yöneldim. Beni görünce sıcak bir gülümseme ile
-“Günaydın enişte” Dedi. Bu sıcak gülümseme beni rahatlatmış her şeyin yolunda olduğunu düşünmemi sağlamıştı.
-“Günaydın” dedim. – “Düzeldi mi moralin.”
– “Ya kusura bakma enişte dün biraz canım sıkkındı özür dilerim” diye ekledi.. Ablasının bugün geleceğini söyleyince daha da mutlu oldu. Birlikte kahvaltımızı yaptık. Birkaç saat sonra da Sonay geldi.
Benim İstanbul’da işlerim vardı ve bir an önce dönmek istiyordum. Sonay ise Derya’yı yalnız bırakamayacağını en azından anne ve babası gelene kadar beklemesi gerektiğini söyleyince Ertesi sabah ben erkenden İstanbul’a dönmeye karar verdim. Sonay ise bir hafta sonra gelecekti. O gece sabahlara kadar kayın pederlerin evinde uzun uzun seviştik. Daha odaya girerken dudaklarımdan ateşli bir şekilde öpmeye başladı. Dudaklarımı zorda olsa ayırdım.. Ellerimle kalçalarından tutup odaya geçtik.. Beni ittirerek sırtüstü yatağa yatırdı. Ardından bacaklarımın arasına geldi ve yatakta domalarak, inik yarağımı yalamaya başladı tekrardan. Ben arada başımı kaldırıp Beyza’nın yalayışına bakıyordum. Sonay bir süre yarağımı yalayıp kaldırdıktan sonra bıraktı ve gömleğimin düğmelerini çözmeye başladı. Ben bu arada doğruldum ve Sonay’ın üzerindeki tişörtü çıkartarak, sutyeninin üstünden göğüslerini okşamaya başladım. Dik ve Beyaz göğüsleri, çoğu yetişkin kadınınkinden daha sert ve güzeldi. Sutyenini çıkarttım ve göğüslerini yalamaya başladım. Göğüslerinin uçlarını yalıyor ve ısırıyordum. Bu arada Sonay’ı kaldırıp kucağıma oturttum ve kalçalarını yoğurmaya başladım.
Sonay’ın göğüslerini bir süre yaladıktan sonra önümde çömelttim ve yarağımı göğüslerinin arasına sokarak git gel yapmaya başladım. Sonra Sonay’ı elinden tutup kaldırdım ve yatağa yatırdıktan sonra eteğini çıkarttım ve külotunun üstünden amıyla oynamaya başladım. Bir süre amını külotunun üzerinden yaladıktan sonra külotunu çıkardım. Pespembe ve birkaç gün önce tıraşlandığı için hafiften kılları çıkmış bir amı vardı, hemen yalamaya başladım. Şimdiden amı sulanmıştı bile. Amını yalarken arada klitorisini emiyor, yalıyor ve dil atıyordum. Sonay kudurmuş gibi inliyor,
– “Hadi yarağını sok aşkım çok özledim seni!” diyordu. Yarağımın başını tükürükleyip amına getirdim ve yarağımı yavaş yavaş içine sokmaya başladım. Her ilerleyişimde, Sonay biraz daha yüksek sesle inliyordu. Ve en sonunda kökünü buldum. O anda Sonay sırtıma tırnaklarını geçirmiş, bacaklarını belime dolamış, beni kendine çekiyor ve hareket etmemi engelliyordu sonra gevşedi. Yavaş yavaş içinden çıkmaya başladım ve tekrardan girdim. Hızla amını sikmeye başladım. Sonay arada dirsekleriyle destek alarak kafasını kaldırıp beni izliyor, bazen de dayanamayıp geri yatıyordu. Dibine kökledikçe inlemeleri çığlıklara dönüşüyordu. Öyle çığlıklar atıyordu ki nerdeyse baldız duyacak diye korkmaya başlamıştım. Bacaklarını omzuma aldım sikmeye devam ettim. Sertçe amına sokuyor ve ona çığlık attırıp, çığlık atışını izliyordum.
15 dakika kadar amını öyle siktikten sonra içinden çıktım. Sonay’ı yataktan kaldırdım ve önümde domalttım, çıkık kalçaları daha da çıktı. Kalçalarını tutarak yarağımı yine amının deliğine dayadım., bir hamlede kökledim. Sonay yine bir çığlık attı. Ben yavaş yavaş pompalamaya başladım. Az sonra Sonay,
– “Daha sert, daha hızlı!” gibi sözler söylüyordu. Ben tabii hemen hızlanmaya başladım. Sertçe sikiyordum. Yarağımı her köklediğimde kalçaları sallanıyor ve dalgalanıyordu. Bir süre sonra Sonay titremeye başladı ve Orgazm oldu.
Benim ise daha boşalmaya niyetim yoktu. Sonay’ın amından çıktım ve yarağımı ağzına vererek yalatmaya başladım. Sonra sırt üstü yatırarak, bacaklarını açıp kendisine doğru ittirdim. Nasıl siktiğimi görmesini istedim. Bu pozisyonda göt deliği iyice meydana çıkmıştı. Bir elimle amıyla oynarken, göt deliğini yalamaya başladım. Sonay acayip zevk alıyor gibi görünüyordu.
Götünü bir süre yaladıktan sonra, Sonay’ın pozisyonunu hiç bozmadan, yatağın başucuna uzandım, annesinin kremlerinden birini kaptım ve kremi göt deliğine yedirmeye başladım. Biraz da yarağımın başına sürdükten sonra, yarağımı göt deliğine dayadım. Azıcık bastırmamla birlikte, yarağımın başı rahatça götüne girdi. Sonay’ın yüzü ekşiyince durdum bir müddet içinde bekledim sonra sertçe bastırarak kökünü buldum. Ama o anda Sonay’dan öyle bir çığlık çıktı ki, hemen elimi ağzına kapamak zorunda kaldım.
Elimle ağzını kapadığım Sonay’ın kocaman açılmış gözlerine bakarak götüne sertçe pompalıyordum. Sonay ısırınca elimi çektim, Birden tepem öyle bir attı ki, Sonay’ın saçını elime doladığım gibi asılarak, köklemeye başladım. Hem saçını çekiyordum, hem de götüne sert sert pompalıyordum. Tutturduğum tempoyla Sonay’ın götünü sikerken, klitorisiyle de oynuyordum. Çığlıklar, iniltiler, ahlamalar, ohlamalar, ve Sonay’ın orgazmları birbirine karışmıştı.

Yarım saat içinden çıkmadan götünü siktim ve boşalacağımı anlayınca götünden çıktım ve Sonay’ın baş ucuna doğru kayarak, yüzüne boşaldım. Yarağımdan çıkan son damlaları da Sonay’a diliyle temizlettim kendimi yatağa attım. Yorulmuştum. Sonay da bitmişti.
Biraz dinlenip, nefes alıp vermesi düzelince, Sonay yüzündeki dölleri parmağıyla sıyırıp ağzına götürüp yalamaya başladı. Parmağındaki dölü her yaladıktan sonra,
– “Mmmmmh!” diyor ve sırıtıyordu. Herhalde götünün acısı geçmiş olmalıydı,
– “Ne sırıtıyorsun yine, hoşuna gitti galiba?” dediğimde,
– “Kaç kez orgazm oldum hatırlamıyorum! Yine harikaydın aşkım seni ne kadar özlemişim!” dedi.
İkimiz de terden yapış yapıştık. Sonay’ı elinden tutup kaldırdım, banyoya götürdüm, birlikte duş aldık. Banyodan çıkınca biraz çıplak oturduk, yarağım yeniden hareketlenmeye başlamıştı göğüslerine yapıştım. Göğüslerinin her yerini yalamaya başladım. Uçlarını arada bir sikiyordum ve bir elimi amıyla oynuyordum. Göğüslerini bırakıp dudaklarına geçtim tekrardan ve yine ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık. Sonra Sonay tekrardan yarağımı ağzına aldı ve yalamaya başladı.
Harika bir şekilde yalıyordu ve yarağımın hepsini boğazına kadar alıp bastırıyordu. Çıkan sesler beni daha fazla zevke getirmişti ve ben de Sonay’ın başından bastırarak daha sert yalamasına yardım ediyordum. Sonay yarağımı öyle 5 dakika kadar yaladı ve ardından Sonay’ı tekrardan yatağa çıkartarak hemen amına yumulup yalamaya başladım. Amı zaten ıslanmıştı ve ben yalamaya başlayınca Sonay iyice kendinden geçmeye başlamıştı.
Sonay’ın amının her yerini yalamaya çalışıyordum ve dilimle de içine giriyordum. Bir elimle klitorisiyle oynamaya başladım. Sonay ise kendini geriye atarak göğüslerini avuçlamış sikiyordu. Sonay’ın amını yaladıktan sonra kalkarak yatağa yattım ve Sonay’ı üstüme alarak 69 pozisyonuna geldik ve öylece amını yalamaya devam ettim. Sonay da çılgınca benim yarağımı yalıyordu. Sonay’ın amını yalarken arada göt deliğine de geçiyordum ve bu arada kalçalarını da okşuyordum. Sonay,
– “Hadi sok içime artık, dayanamıyorum!” deyince, ben hiç pozisyonumu bozmadan Sonay’ı bana sırtı dönük bir şekilde üstüme aldım. Yarağımı amına soktuğum anda Sonay kendini bırakarak hepsini bir anda içine aldı.
Sonay orantısız bir şekilde inlemeye başladı ve ben de onun belinden tutarak hoplamasına yardımcı olmaya çalışıyordum. Arada o kadar şiddetli hopluyordu ki, yarağım amından çıkıyor, ama Sonay eliyle hemen içine alarak hoplamaya devam ediyordu. Sonay bir süre daha öyle siktirdikten sonra orgazm oldu. Sonay orgazmın verdiği rahatlamayla biraz yorulmuştu, onu geriye doğru yatırarak öyle sikmeye başladım. Yorulsa bile sikişmek istiyordu Sonay. Bu da benim işime geliyordu, çünkü sikişsiz geçen 5 günün birikintisini atacaktım. Sonay’ı birazda öyle siktikten sonra üzerimden alarak yatağa sırt üstü yatırdım ve bir bacağını alıp omzuma koyduktan sonra amına geçirerek sikmeye devam ettim. Bu pozisyonda sertçe sikiyordum ve orgazmdan orgazma ulaştırıyordum Sonay’ı.
Sonunda ben de boşalacağımı anladım ve içinden çıkarak ağzına verdim yarağımı. Ama ağzına boşalmayacaktım, sadece biraz zaman geçirmek istiyordum. Sonay yarağımı yalarken ben de göğüslerini okşuyordum. Sonra yine amına geçerek yalamaya başladım. Amını biraz daha yaladıktan sonra, bu sefer Sonay’ı domaltıp, kayganlaşmış yarağımı götüne dayadım ve bir hamlede soktum götüne. O esnada Sonay öyle bir,
– “Ahhhh!” çekti ki, içim gitti resmen. Yine de sertçe götüne pompalamaya başladım. Sonay’ın sıcacık ve dar göt deliğinin içinde deli gibi gidip geliyordum. Fakat artık fazla dayanacak halim kalmamıştı, en sonunda tamamen yüklenerek Sonay’ın götüne oluk oluk boşaldım. Bir süre öyle kaldık, sonra yatağa uzandık, birer sigara yaktık.
Her şey o kadar güzel ve zevkliydi ki, hiç yarın karımı ve baldızımı bırakıp İstanbul’a gidesim gelmiyordu. Sonay kolumun üzerine yatarak başını göğsüme dayadı. Her nefes alış verişinde göğsü inip kalkıyor göğsünün sertliğini tenimde hissediyordum.
Ertesi gün Karımın
-“Hadi aşkım geç kalacaksın.” demesi ile uyandım. Mutfakta karımın hazırladığı kahvaltıyı yaptıktan sonra karımla ve baldızımla vedalaşarak Kozan’dan ayrıldım.
Bir hafta sonra döndü karım her gün telefonla konuşmamamıza rağmen onu çok özlemiştim. Oto gara giderek onu karşıladım otobüsten indiğinde dudaklarından uzun uzun öptüm
-“Dur şimdi akşamı bekle.” diye gülümsüyordu. Valizini alarak eve bıraktım ama çok istememe rağmen ondan ayrılmak akşama kadar beklemek zorundaydım. Çünkü halletmem gereken çok önemli bir işim vardı. İşlerimi yaparken aklım karımdaydı akşamın olmazını iple çektim masaya oldukça güzel romantik bir yemek hazırlamıştı ayrı kalmanın azgınlığıyla orospu ruhlu karım çoktan striptiz yapmaya başlamıştı. Dışarıdan görseniz hayatta yapmaz böyle şeyler, bilmez dersiniz ama Sonay’ım Her şeyi biliyordu. Tüm bunları nerden öğrendiğine ben de şaşıyordum
Sevişmeye başladıktan kısa zaman sonra, yarağım yine kazık gibi olmuştu. Karım da amı sırılsıklam geziyor zaten. Daha fazla bekletmeden canım karımın amına soktum. Ancak nerdeyse bir haftadan beri sikilmeyen amın ve götün kendini toparlaması biraz sıkılaşması gerekirken am ve götte o sıkılığı bulamamıştım
-“Lan bu orospu yoksa beni boynuzladı mı memlekette?” diye düşündüm Karım da bunu fark etmiş olacak ki ?
-“Kocacım sana bir şey söyleyeceğim ama kızmak yok.”
-“Amının genişliği ile mi ilgili?” diye sordum refleks olarak.
-“Evet aşkım sen yokken seni çok özledim, Sonra da gittim kendimi kankanlarım İsmail’le Fatih’e siktirdim.” dedi. Balayımız sırasında tanımıştım yeteri kadar ama bu kadarını beklemiyordum. Karım Balayında ve yolda o kadar kişiden sonra, çocukluk arkadaşları olan İsmail’le Fatih’e amını siktirmişti.
-“Nası yaa?” diyebildim. “Ben seni burada özlemle beklerken Ne zaman, nasıl siktirdin?” gibi soruları kekeleyerek sordum. Karım da dudaklarını ısırarak
-“Kocacığım seni çok özlemiştim amaaa.”
-“Ben İstanbul dayken mi siktiler seni?” diye sordum.
-“Evet aşkım onlara sözüm vardı.”
-“Pekâlâ bana bütün ayrıntılarını anlatmanı istiyorum yoksa bir daha onları görmene izin vermem.” diye sesimi yükselttim biraz. Tepkimden ve gösterdiğim davranışlardan Sonay kendisine kızmadığımı fark etmişti. Bunun üzerine hemen anlatmaya başladı.
-“Biliyorsun kocacığım, çocukluktan beri mahalleden tek erkek arkadaşlarım onlar. Şimdiye kadar her şeyimi paylaştım, konuştum ben onlarla. Beni ilk sikenler de onlar. Bakire olduğumu biliyorsun ama onlar beni daha önce defalarca götümden siktiler, ağzımı siktiler. Ama hiç amıma dokunmadılar, sırf sana saygılarından dolayı? Dedi.
-“Aferin iyi çocuklarmış öyle anlatıyorsun ki nerdeyse onlara teşekkür etmem gerektiğini düşüneceğim.”
-“Neyse aşkım ben sana orada olanları anlatayım da dinle? Dedi. Sen döndükten 3 gün sonra buluştuk bizimkilerle. Akşam çay bahçesine gittik. Düğünden sonra onlarla da görüşememiştim. Bir nevi hesap vermiş gibi oldum, balayında yaptıklarımızı anlattım?”
-“Kat görevlisi çocuğa sakso çektiğini tekneyi, yolda sikildiğini de anlattın mı bari?”
-“Yok, onları unutmuşum” dedi kikirdeyerek. Sonrada
-“Ya bölmesene, bir şey anlatıyoruz şurada. İşte çay bahçesine gittik. Konuştuk bir kaç saat. Zaten İsmail’le fatih de benim amımı sikemedikleri için dört gözle evlenmemi bekliyordu. Bekaretimi sana verdikten sonra amımı onlara vermezsem çok ayıp olacaktı. Çünkü bana sevişmeyi onlar öğretti kocacığımmmm.?
-“Evden çıkarken zaten gelmeyeceğimi, liseden kız arkadaşımda kalacağımı söylemiştim annemlere, ayrıca altıma siyah uzun pantolon giymiştim, ama yanıma da balayında aldığımız pileli mini eteğimi gizlice aldım. Fatih’le İsmail’e de seks şöleni yaşatmak istiyordum. Saat 11i geçiyordu, arabaya atladık. Ben arkaya oturdum. Hani şehir çıkışında ormanlık alan var demiştim ya, kimsenin gelmediği, dolaşmadığı. Beni oraya götürüyorlardı. Belli ki boş ev ayarlayamamışlar beni sikmek için. Neyse kocacığım, önce pantolonumu çıkardım. Evden gizlice çıkardığım mini eteğimi giydim. Sutyenimi de çıkardım içimden, arka koltukta bıraktım. Üstümde kenarları kapalı askılı badi vardı. Hava da sıcaktı zaten. Uzun kollu almadım üstüme.
onların tek derdi bir an önce amımı sikebilmek tabi, üstümü altımı değiştirirken görmediler, hem araba karanlık. Gittiğimiz yer de karanlıktı zaten, Sonra da fantezi olsun diye değiştirdim kıyafetlerimi. Park alanını geçtik, ağaçların arasına kadar getirdiler arabayı. İkisi de indi arabadan ama ben inmedim. Naz yapmak istedim kocacığım, senin beni kucağında taşıdığın gibi taşıttım kendimi onlara.
Beni kucağına alan İsmail di, kapıyı açınca zaten dedi
-“Kız sen ne zaman değiştirdin üstünü? diye. Gözleri parladı çocuğun yazık benim bacaklarımı öyle görünce. Bir hamlede aldı işte kucağına, hemen arabanın cephe olarak kapattığı banklara oturduk. Ama nasıl oturuş. Fatih’le İsmail yanyana oturuyorlar, bende kucaklarında yatıyorum. İsmail amımla oynuyor, fatih de göğüslerimi mıncıklıyordu. Neyse kocacığım işte, fazla da konuşmadık aslında daha sonra. Benim üstümü çıkardılar. Sonra da mini eteğimi çıkarıp yere attım. İpli gstrinğmi İsmail saklamak istediğini söyledi. Al senin olsun dedim Sonra da. Fatih sutyenimi istedi. Eve iç çamaşırım olmadan gidecektim yani. Pantolonlarını indirdi ikisi de. Fatih oturduğu yerden belimden tutup beni kucağına oturttu. Yarağı ateş gibi yanıyordu. İsmail de karşıma geçmiş yarağını yüzüme yaklaştırdı. Eski günlerdeki gibi, hep bu pozisyonda sevişirdik kocacığım genellikle. İsmail’in de yarağı ateş gibiydi.
-“Sizin ateşiniz mi çıktı yaa? dedim “Gece vakti.”
-“Kızım seni sikmek için 10 gündür otuz bir çekmiyoruz.” dediler.
-“Eyvah” dedim içimden. Tam anlamıyla sikeceklerdi beni, öyle tadıma bakma olarak kalmayacaktı demek ki.
Fatih beni hafifçe kaldırarak
-“Artık o güzel ve dar amının tadına bakmanın vakti geldi.” dedi. Beni kaldırıp yarağının başını amımın yanaklarına yanaştırdı. Ben de elimle yardımcı oldum, yarağının kafasını bir hamlede içime aldım. Bu arada İsmail’in yüzüne bakarak sakso da çekiyorum. Fatih’in yarağı İsmail’e göre daha inceydi, iyi oldu ilk onun beni sikmesi diye düşündüm. Fatih tempoyu yakaladı ve beni zıplatmaya başladı seri bir şekilde. Lap lap götümün yanaklarından ses geliyordu. Çok geçmeden fatih
-“Geliyorum sevgilim!” dedi.
Doğum kontrol haplarımı almıştım önceki günlerde.
-“İçime boşal aşkım benim.” dedim. Aynı anda İsmail de ağzıma boşalmaya başlamış
-“Ohhh yut hepsini aşkım yut hepsini orospum benim” diye inliyordu. Fatih öyle bir boşalttı ki amıma, döller amımdan taştı, yerlere damladı. İsmail’in spermlerinin ise, hepsini yutamadım tükürmek zorunda kaldım, sonrasını yüzüme fışkırttı.
Ben sigara içmek istedim. Fatih arabadan sigarayı aldı getirdi. 5 dk. sigara içtim. En çok hoşuma giden de kocacığım, o yaz vakti, gece geç saatte, ormanlık alanda çırılçıplak olmamdı. Öyle güzeldi ki aşkım mutlaka seninle de deneyelim olur mu? O senin en beğendiğin siyah topuklu ayakkabılarım ayağımdaydı zaten. Biraz yürümek istedim. Hem yürüdükçe Fatih’in dölleri içimden çıkıyordu, İsmail’e hazırlık olsun diye yürümek istedim çırılçıplak. Biz de böyle çıplak dolaşalım olur mu aşkım?
İsmail’e sakso çekmeme gerek kalmadan kaldırmış yarağını beni bekliyordu.
-“Gel buraya minik kuşum.” dedi pis pis sırıtarak. Neyse aşkım, İsmail beni kucağına oturttu, yüzlerimiz birbirine bakıyorken öpüşmeye başladık. Fatih ikinci sigarayı içmek istedi, yandaki banka oturdu, sevgilisine sms falan atıyordu galiba.?
İsmail değil 10 gün sanki bir aydır otuz bir çekmemiş gibi hayvanlar gibi dudaklarımı, göğüslerimi, bacaklarımı neremi bulursa ısırıyor, çimdikliyordu. Halbuki daha düğünümüzden 5 gün önce sabaha kadar götümden sikmişti beni. Kıskandılar beni tabi gelin gideceğim diye. İsmail beni domaltıp da sikmek istediğini söyledi. Hay hay aşkım dedim ama yerler hep çalı çırpı. Arabadan güneşlik karton getirip yere serdiler. Sonra da üzerine uzandım. Fatih sigarasını çoktan bitirmiş yarağını kaldırıp yüzüme dayadı. İsmail de yarağının kafasını tükürükledi.
-“Gerek yok canım amımda hala Fatih’in dölleri var.” dedim. İsmail yavaşça yarağının kafasını amıma yasladı. Elimi yarağına attım davul gibi olmuştu kafası. Şişmiş her tarafı. Çok kısa git gel yaparak önce kafasını tam olarak soktu amıma. Ağzımda da Fatih’in yarağı olduğu için bağıramıyordum, sadece iniltiler çıkıyordu. İsmail 2-3 dk. alıştırdıktan sonra o ne yaraktı öyle, kocacığım içimi delip geçecekti nerdeyse, zaten yarağını tam olarak sokar sokmaz bir orgazm yaşadım.?
İsmail iyi sabretmişti, yavaş yavaş hem de hiç acıtmadan sonuna kadar kökledi, artık uçuyordum kocacığım, ağzımda ki fatih bazen yarağını çıkarıp yüzüme vuruyordu. Arkamda İsmail tam anlamıyla sikiyordu artık. Abartısız 10 dk. daracık amımı sikti. Sonra yarağını içimden çıkardı, sonra yeniden sokarak git gellere devam etti. Artık amım acımaya başladı yavaştan, elimi arkaya götürüp İsmail’in karnına koyuyordum yavaşlasın diye ama o hiç hız kesmeden sikmeye devam etti.
Fatih boşalmak üzereydi.
-“Döllerimi yutmak istiyor musun karıcım?” diye sordu.
-“İh ıhhn” dan başka bir şey diyemiyordum ki. Dudaklarımı ısırdım, fatih de yüzüme, gözlerime, saçlarıma şiddetlice boşaldı. Tam
-“İsmaaaaail” diyordum ki
-“Ohhh amını siktim işte orospu, hoşuna gidiyor mu lan” demeye başladı. İlk kez bana küfür ediyordu.
-“Çooook” dedim, ”Hadi boşal artık içime boşal kocacığım.” dedim
Sonay anlattıkça yarağıma elimi değdiremiyordum artık Dokunsam boşalacak, duruma gelmişti yarağım.
-“İsmail bana çok küfretti ama en az 15 dakika boyunca da sikti beni. Boşalmaya yakın saçlarımı tuttu çekti. Canım yandı ama amımın acısından çok fazla hissetmedim zaten. Fatih de aşağıdan dimdik olan göğüslerimi sıktırmaya başladı. O da çok sert davranıyordu artık. Derken İsmail
-“Geliyorum aşkım, amına boşalıyorum karıcımmm.” diyerek sert bir şekilde pompalamaya başladı. Belim çok ağrımıştı köpek pozisyonunda 20 dk. dır sikiliyordum.
İsmail filmlerdeki gibi sikti beni ama kendi de bitti. Ben artık kaç defa orgazm olduğumu hatırlamıyorum yerdeki karton güneşliğin üstüne yığılıp kaldım. Fatih tekrar yarağını kaldırmış,
-“Aşkım bu gecelik son kez bir götünü sikmek istiyorum, özledim o yumuşak götünü.” dedi.
-“Yapma olmaz diyene kadar İsmail’in dölleriyle kendi yarağını ıslatıp göt deliğimin kapısına dayandı.
Sırtımı doğrultmaya gücüm kalmamıştı ama fatih belimden kaldırdı ve bir seferde götüme giriverdi. İnce bir çığlık attım, hiç alıştırmadan girmişti çünkü. Neyse ki götüm alışkındı da amım hala sızlıyordu. Gecenin serinliği de artık beni üşütmeye başlamıştı. Onlar sigaralarını içerken Ben de kolonyalı mendille yüzüme saçlarıma bulaşan dölleri siliyordum. Ama giyinmemiştim. Fatih karşımda,
-“Kızım çok seksi duruyorsun böyle. Sabaha kadar siksem seni yine de doymam sana.” demişti. İsmail de Fatih’e
-“Daha dur sen, bu güzel orospu ne yaraklar yer İstanbullar da, biz elimizi sikeceğiz buralarda dedi.?
Önce sutyenimi giyecektim ki fatih şşş o artık benim dedi. Unutmuşum, iç çamaşırları hediye ettik Beyefendilere. Üstüme badimi giydim, altıma da 2 karış mini eteğimi giydim. Sigara istedim, İsmail sigaramı kendi yaktı, ağzıma verdi.
-“Al bakalım prenses.” dedi.
-“Ya ne prensesi, acımadan her yerimi siktiniz bee.” dedim, gülüştük işte kocacığım.
Bizi gözetleyen bir evsiz varmış ama yaklaşamadı bile yanımıza. Ben tedirgin oldum bir an ama İsmail sen korkma kızım bir şey olmaz diye yatıştırdı beni. 10 dakika içinde toparlandık. Ben direk Selmalara geçtim oradan. Onlar da evde şarap içiyorlarmış. İki kadeh de şarap içtikten sonra eteğimle badimle öyle salonda sızmışım kocacığım, böyle işte.
Orospu karım Sonay iyi hoş anlattı ama benim asıl öğrenmek istediğim bu heriflerin karımı ilk ne zaman siktikleriydi. Meğersem, Daha 16 yaşından lise yıllarından beri sikiyorlarmış şerefsizler
Karım her şeyi anlattı işte, dışarıda, arabada, öğrenci evinde yaptıklarını. Kozan’a her gittiğinde nerdeyse her gün sikmişler Sonay’ı. Ta ki üniversiteyi bitirip Tolga ile evlenene kadar.
-“Hiç fotoğraf çektiler mi? diye sordum,
-“Bildiğim kadarıyla hayır.” dedi Sonay.
-“Sonra başıma bela olmazını istemem çünkü.” dedim
işim gereği zaman zaman şehir dışına çıkıyorum. Karıma, basına ve polise afiş olmamak şartıyla her şeyin serbest olduğunu, yediği tüm yarakları bana anlatması şartıyla Kabul edebileceğimi söyledim. Eve damacanayla su getiren çocukla açılışı yaptı. Bekar erkek komşulardan birisine göz koymuş. Yakında o da karıma koyar…
Evliliğimizde her şey yolunda gidiyor rahatsız olmadığımız günlerde nerdeyse hemen her gün geç saatlere kadar sevişiyorduk. Seksin dışında da karımla çok iyi anlaşıyorduk. Karımı bana evlilikte hayal ettiğim her şeyi beklentilerimin üzerinde veriyor bende onu çok seviyordum. Zaman zaman evde olmadığım günlerde farklı kişilerle sevişiyor bunları da bana ballandıra ballandıra anlatıyordu.
Birkaç ay sonra Baldızım Derya güzel bir düğünle evlendi nişanlısıyla düğün sırasında tanıştık. Benim dışımda herkes çok mutluydu. Ben ise o muhteşem götü unutmamış bir daha elime öyle bir fırsatın geçmeyeceği endişesi ile canım sıkılmıştı. Fakat olaylar beklediğim gibi olmadı. Düğünden birkaç ay sonra yaz tatili için Kozan’a gidiyorduk ki. Adana’ya yaklaştığımızda Daha biz yoldayken Kayınvalidem telefon ederek Derya’nın yani baldızımın Adana da olduğunu gelirken onu da alıp alamayacağımızı sordu. Sonay
-“Alırız tabi ki anneciğim yolumuzun üstü neden almayalım.” diye cevap verdi. Sonra Derya’yı arayarak kısa bir hal hatırdan sonra nerde olduğunu ve nerede buluşacağımızı konuşup kararlaştırdılar
Oto banda Adana kavşağına vardığımızda Derya’yı almak için şehir merkezine yöneldik. Arabayı uygun bir yere park ederek hemen yakınlardaki çay bahçesine gittik sözleştiğimiz gibi Baldız bizi orada bekliyordu. Öpüşme hal hatır sorma faslından sonra birer kolada biz içtik ve tekrar yola çıktık.
Derya Oldukça konuşkan ve neşeli bir kadındı sürekli Sonay’la geçirdiği çocukluktan bahsediyor o günlere ait güzel anıları anlatıyordu. Saat dörde vardığında kozan yoluna girmiştik. Yolda irerlerken portakal bahçelerinin arasından geçiyor turunçgillerin mis gibi kokusu nu arabamızın içerisinden bile duyuyorduk.
-“Ne kadar güzel duralım mı biraz kenarda hem bir kaç portakal yeriz hem de biraz dinlenmiş oluruz?” dedim. Eşimle baldızda onaylayınca yolda beğendiğimiz bir bahçenin yanında durduk. Karım
-“İstersen biraz iç taraflara doğru gidelim genelde oralar daha güzel olur.” dedi. Arabayı ağaçların arasından içe doğru sürdüm gerçekten de iç taraflar yol kenarlarından daha güzeldi. İlk kez bir portakal ağacını yakından görüyordum. Ağaçlarda portakallar Hafif eğik gelen güneş ışınları ile altın sarısı gibi parlıyorlardı. Daha fazla dayamadık ve portakallardan birer tane kopararak yemeye başladık. Tam ikinci portakalı koparıyordum ki.
-“Ne yapıyorsunuz siz hırsızlık yapmaya utanmıyor musunuz koca adamlarsınız.” diye bağıran sert bir sesle irkildim iki kişiydiler ve sanrım bahçenin sahipleriydiler.
-“Hırsızlık değil Bey efendi yanlış anladınız sadece yolda giderken canımız çekti birer tane aldık özür dilerim .”dedim adam aynı sertlikle devam etti.
-“Ne demek canım çekti insan kendinin olmayan şeyi canım çekti diye alır mı?” Bunun üzerine baldızım
-“Bey efendi ne oldu sanki altı üstü üç tane portakal. İstiyorsan parasını verelim.?” Deyince adam daha da kızdı
-“Bak bak orospuya bak hem hırsızlık yapıyor başkasının malını izinsiz alıyor hem de ukalık yapıyor.” Baldızıma yapılan hakaret karşısında iyice kızmıştım
-“Ne diyorsunuz siz ya ağzınızdan çıkanı kulağınız duyuyor mu?” diye adamın üzerine atıldım. Atılmamla birlikte tam suratıma gözümün üstüne okkalı bir yumruk yemem bir oldu. Yumruğun tesiriyle sendeleyerek düştüm. Bu arada karım ve baldızımda bağırarak adamlara saldırmaya başladılar. Adamlar birer tokatta onlara atınca ben yeniden yerimden fırlayarak en yakınımda olan adama şiddetli bir kafa attım adamın burnu kanamıştı. İşte felaketin başlanğıcı da bu hareket oldu. Adam öküz gibi böğürerek
-“Burnumu kırdı orospu çocuğu” diye üzerime saldırdı Artık ikisi birden nereme denk gelirlerse orama vuruyorlar dı. Arada bir yerlerinden kalkarak çığlıklar içinde
-“Bırakın onu!” diyerek yanımıza gelen karımla baldızıma da birer tokat atıp küfürler ederek beni dövmeye devam ediyorlardı. Artık yerimden kalkacak halim kalmamıştı. Karım ve baldızım yalvarıyor
-“Bırakın bizi.” diye ama adam hala
-“Orospu çocuğu bunumu kırdı.” diye homurdanıyordu.
Sonra cebinden bir bıçak çıkardı
-“Ne diyorsunuz lan şimdi sizin üçünüzü de burada keşeyim mi? Sonrada cesetlerinizi nehre atsam kim duyacak lan?” diye bağırmaya başladı hem karım hem baldızım hem de ben oldukça korkmuştuk adamlara yalvarmaya özür dilemeye başladık. Adam hala homurdanıyor
-“Geç kaldınız lan ibneler bunu hırsızlık yapmadan burnumu kırmadan düşünecektiniz” diye gülüyorlardı. Sonra elinde bıçak olan adam Karımla baldızıma dönerek
-“Kalkın lan orospular şu sikilmiş kocanızı da alarak binin arabaya.” diyerek arabaya binmemizi söylediler. Sonay ve Derya birer koluma girerek beni arabanın arka koltuğuna bindirdiler ikisi de yanıma oturmuştu. Adamlar arabayı çalıştırıp daha içlerdeki iki katlı beton bir binanın ününde durdular. Binanın her yerinde portakal kasaları vardı. Bana sen burada bekle sakın sesini çıkarayım deme. Eğer gıkını çıkarırsan yemin ediyorum üçünüzü de keserim.” deyip karımla baldızımı zorla binanın içine soktu. İçeri giderken kimseye Haber vermeyelim diye üçümüzün cep telefonunu da almayı ihmal etmemişlerdi.
Yediğim dayaklardan ve korkudan kımıldar halim kalmamıştı. Zorda olsa yerimden kalkıp içeriyi görebilecek bir pencere bulmaya çalıştım tutunarak pencereye yaklaştım. İçerden hıçkırık, ağlama ve şap şap sesleri gelince,
-‘Ne oluyor?’ diye, pencereden içeriye baktım. Gördüklerim karşısında şok oldum! İçerde sadece 2 kadın vardı, Baldızım ve karım. İkisinin de ağlamaktan gözleri şişmiş bir haldeydiler. Halil Baldızımı, Cemal de karımı, elma kasalarının üstünde domaltmışlar, hem sikiyorlardı, hem de ellerinde Kameralı Cep ele fonlarıyla kaydediyorlardı! Öylece dondum kaldım, kıpırdayamıyordum. Kan Beynime sıçramıştı, içeriye dalıp ikisini de öldürmeyi düşünüyordum. Tam o esnada arkamda birisinin olduğunu hissettim. Dönüp bakacaktım kim diye, ağzıma elini kapayarak, boğazıma bıçağı dayadı ve
– “Şşşşşt, sesini çıkarma!” dedi. Bu Halil in oğlu Musa idi.
– “Sesini çıkarırsan keserim! Babam sanırım içerde karını sikiyor?” diyerek pencereden baktı
-“Diğeri kim?” dedi ben güçlükle
-“Baldızım.” dedim O
– “Ooooo, Cemal amcada Baldızını sikiyormuş ya!” dedi. Halil’in oğlu Pencereden bakarken ben sadece içerde geçen konuşmaları duyabiliyordum. Halil Karımla Baldızıma,
– “Orospular sizi, zorla da olsa sikerim dedim, değil mi!” diyordu. Cemal de,
– “Sekilmez mi abi şu karılar! Nasıl, dediğim kadar varmış değil mi? İstersen değişelim, birde bunun tadına bak!” dedi. Halil de,
– “İdare eder, şu orospuyu bir dölleyim de, bakarız…” dedi. Cemal,
– “Aman sakatlık olmazın, ben dışına akıtacağım!” dedi ve hayvan gibi böğürmeye başladı, Pezevenk galiba boşalmak üzereydi…
Musa elini yarağıma atıp yokladıktan sonra,
– “Bak bak, amcam Cemalin yarağı seninkinden ne kadar büyük!” diyerek kafamı pencereye yanaştırdı. Pencere den baktığımda, Cemal karımın götünün üstüne boşalmış, yarağını karımın kalçalarına sürtüyordu. Pantolonunu çekip toparlanırken, karım da kendini yere attı. Halil ise hala Baldızımı sikiyordu. Baldızım,
– “Yeter artık, Eniştem dışarda bırakın bizi!” dedi. Halil de,
– “Olursa olsun ondan mı korkacağız!” diyerek ve hayvan gibi hırlayarak Baldızımın üstüne abandı kaldı. Az bekleyip,
– “Cemal sen dışarda bekle, kimse gelmesin!” dedi ve toparlandı. Baldızıma da elindeki Cep telefonunu göstererek,
– “Yarın devam ederiz artık, yoksa bu görüntüleri herkes görür! Yarın ikinizi de de tekrar sikeceğim!” dedi karım
-“Ailemiz bekliyor ne olur bırakın hem Portakalların karşılığında aldınız gitmezsek merak edip polise haber verirler ne olur bırakın kimseye bir şey söylemeyiz.” diye yalvarmaya başladı. Halil biraz düşündü
-“Gelin lan buraya orospular.” diyerek karımla baldızımın yanına gitti Cebinden bir bıçak çıkardı yerde duran telefonları göstererek
-“Söyle bakalım hangisi senin telefonun? diye sordu. Sonra karının gösterdiği telefonu verip.
-“Bana bak orospu şimdi aileni arıyorsun ve bir işiniz çıktığını birkaç gün sonra geleceğinizi merak etmemelerini söylüyorsun eğer bir terslik olursa öldürürüm seni.” diyerek bıçağı gırtlağına dayadı ve hafif bir itme ile karımın canını yaktı. Karım korkudan tir tir titriyordu. Biraz sakinleştikten sonra Halil’in verdiği telefonla annesini aradı bir işleri çıktığını birkaç gün gecikeceklerini kardeşi Derya’nın da kendi yanlarında olduğunu söyledi. Annesinin soru sormasına fırsat vermeden sonra ararım anneciğim diyerek kapattı. Halil
-“Ah aferin işte böyle akıllı orospular olun şimdi uslu uslu durun yarın yine geleceğiz. diyerek çıktı.

Ben şaşkın haldeydim, ne düşüneceğimi, ne yapacağımı bilmiyordum. Musa elini ağzımdan çekip, kolumdan sürükleyerek tenha bir yere doğru yürüdük. Bana elindeki bıçağı göstererek,
– “Eee, ne yapmayı düşünüyorsun?” dedi. Ben de,
– “Hepinizi öldürecem!” dedim.
– “Öldürecen ha? Geçen sene babam yine aynı yerde 30 yaşlarında bir kadını zorla bağırta bağırta sikti. Kadın gitmiş kocasına anlatmış. Ertesi gün kocası geldi, o da senin gibi hepimizi öldürecekti güya, daha elini kaldıramadan kafasına odunu yedi. Kendine geldiğinde, elleri bağlı bir şekilde, karısının sikildiği yerde babam onu götünden sikiyordu. Karısı da karşısında ağlayarak kocasının sikilmesini seyretti. Babamdan sonra, bizim elemanlarla, 8-10 kişi daha siktik adamı, götünü boruya çevirdik! Adam sonra karısıyla birlikte memleketi terk etti. Yani diyeceğim şu: Öyle, asarım keserim diye düşünmeyeceksin, görmezlikten geleceksin. Yoksa seni de Baldızının ve karının önünde sikeriz, ibne yaparız! Hadi şimdi git onların yanına!” diyerek gitti.
Bende içeri girdikten sonra üzerimizden kapıyı kilitlemeyi de ihmal etmedi. Elbette sersem gibi olmuştum, ne yapacağımı bilemez haldeydim. İçeri girdiğimde Baldızımın ve karımın yüzleri kıpkırmızı, kafaları öndeydi. Kimseden çıt çıkmıyordu. Hepimizde yorgunduk ve yapacak bir şeyimiz yoktu ışıklar sönüktü, Baldızım bir köşeye kıvrılmış uyuyordu. Az ireliye de, karım uyumuştu. Bende yanlarına. Yattım ama uyuyamadım. Baldızım sayıklıyordu,
– “Cemal yapma! Ablamın yanında olmaz!” Uyumak istememe rağmen bir türlü uyuyamıyordum.
Bir müddet sonra bir araba sesi duydum. Araba bize doğru yaklaşıyordu. Araba durarak motorlarını istop ettirdi. Arabadan inenler sanrım bize doğru geliyorlardı. İçimi yeniden bir korku kaplamıştı. Kulak kabartım evet odanın kapısı açılıyordu birden ışıklar yandı. Gelen Musa’ydı yanında da iki tane de arkadaşı vardı. Ellerindeki rakı şişesi nerdeyse yarıya inmişti Sarhoştular ve ayakta durur halleri yoktu.
-Kalkın lan yattınız mı hemen tavuk gibi amına koduklarım kalkın eğlenmeye geldik biz. diye bağrdı. Gürültüye karımla baldızımda uyanmış korkuyla bir köşeye sinmişlerdi Musa
-“Gelin lan buraya kaltaklar.” diye sert bir sesle” bağırdı. Karımla baldızım istemeye istmeye adamların yanına gitti. Adam cep telefonunu çıkararak bir müzik açtı
-“Hadi lan oynayın bakalım eğlendirin bizi.” diye söylendi. Sonay’la Derya oynamak istemeyince
-“Lan bana bakın kızdırmayın kafamı sizi gebertir dayak manyağı yaparım.” diyerek suratlarına okkalı bir tokat attı. Tokatın etkisiyle ikisi de yere düştü korkudan ağlıyorlar bense hiç bir şey yapamayarak çaresizce bakıyordum. Üçü birden Sonay ile Derya’nın yanlarına giderek ellerindeki şişelerden zorla içirdiler ve karımla baldızım istemeye istemeye müziğin ritmine ayak uydurup oynamaya başladılar onlar kalçalarını sallarken odadaki Musa ve arkadaşları karımla baldızımın açılan baldırlarına savrulan eteklerine bakıp
-“Oohhh ohhh yandan yavrum yandan.” diye tempo tutuyorlardı.
Musa birden Karımı kollarından çekerek yanlarına aldı
-“Yeter bu kadar gelin bakalım şimdi sikiş zamanı.” dedi. Karıma elleriyle içki içiriyorlar ellerini omuzuna atıyorlar gögüslerini elliyorlar, bir elini Karımın bacaklarının arasına sokarak amını yokluyordu. Karım iyice kendinden geçmiş adeta onlara kendini teslim etmişti. Sonra Karımı yerdeki hazırın üzerine alarak hepsi bir yerlerinden yalıyor emiyor hatta ısıryorlardı. Karım ısırıldıkça veya vücudunun çeşitli bölgeleri morartılana kadar emildikçe korkunç çığlıklar atıyor odayı inletiyordu. Bir tanesi Karımın ağzına yarağı vermiş köküne kadar sokuyordu. Nefes almasını engellemek için bir eliyle de burnunu kapatıyordu. Karım nefes alamıyor böğürüyor. Gözlerinden yaşlar geliyordu ama çaresiz adamın yarağın da yalamaya devam ediyordu. Adamlardan diğeri Karımın bacaklarını ayırmış amına kafasını gömerek deliler gibi yalıyordu. Karımın gizemli vücudu üç kişiye teslim olmuştu. Karım onların altında deliler gibi çığlıklar atıyor. Bir kuş gibi kanatlarını çırpıyor ama nafile hiç bir şey yapamıyordu. Adamlardan bir tanesi en alta yatarak karımı üstüne almış, götüne sokuyor, bir diğeri ise üstten amına aynı anda sokuyorlardı. Son kişi ise ağzına sokup çıkartıyordu. Aynı anda Karım üç yarağı bir arada yiyordu. Değişik değişik hepsi yer değiştiriyorlar, Karımı adeta parçalıyorlardı. Hepsi boşalma zamanı geldiğinde karımın ağzını doldurmuşlardı.. Karım istemeden sikildiği için utancından yüzümüze bile bakamıyordu. Adamlar benim ve baldızımın yanında karımı hayvan gibi sikmişlerdi karımın artık dayanacak hali kalmamıştı ne amı ne de götü kalmıştı o gece sikilmedik. Adamlar belli ki doyamamışlardı Yeniden ellerindeki şişelerden rakı içmeye başladılar
Derya Korkudan suratı bembeyaz bir köşede sıranın kendisine gelmesini bekliyordu. Musa Derya’ya dönerek
-“Gel bakalım güzelim şimdi sıra sende.” diye yanına çağırdı Derya yerinden kımıldamayınca Musa Derya’nın yanına giderek suratına okkalı bir tokat attı
-“Orospu akıllı bir kız olacaksın ve dediklerimiz yapacaksın anladın mı?” diye bağırdı.
-“İtiraz edersen üçünüzü de gebertiriz.”
Derya kaderine boyun eğmişti. Koltukta büzülmüş oturuyor ve sessizce hıçkırarak ağlıyordu. Musa bana dönerek
– “Bak bayım bu gece olanları hiç unutamayacaksın senin gözlerinin önünde karını siktik şimdi ise baldızını sikeceğiz hep birlikte sende seyredeceksin.” Bu arada durmadan içiyorlardı.
-“Her şey sırayla.” dedi Musa. Derya’nın yedi tokattan ağzı kanamaya başladı. Musa ve iri olan Bahadır ayağa kalktılar yatak odasından bir sünger getirerek yere bıraktılar. Derya’yı yatağa yatırarak önce ellerini iki köşeden sonra bacaklarını yırtarcasına ayırarak köşelerden bağladılar Derya’nın güzel amı tabak gibi ortaydı. Soymaya başladılar şimdi hepimiz çırıl çıplak idik. Garip bir şekilde yarağım kalkmaya başlamıştı. Musa
– “Bahadır git bak bakalım buzdolabında neler var “Dedi. Bahadır koşarak gitti ve elinde kocaman bir patlıcan ve uzun bir pırasa ile döndü. Baldızımın altına bir yastık koydular. Bu arada Bahadır’ın yarağı dikkatimi çekti inanılmaz kalın kıllı ve çirkindi ve leş gibi ter kokuyordu. Musa seyrediyor ve yarağını sıvazlıyordu.
– “Durun bakalım hemen sikmek yok ben önce patlıcanı yerleştireyim sonra yarağın” dedi. Patlıcanı eline aldı ucunu tükürükledi çok kalındı baldızım asla alamaz diye düşünürken tamamını tek kerede amının içine soktu. Derya zıpladı gözlerinden yaşlar geliyordu. Patlıcanı sokup çıkarmaya başladı Derya kıvranıyordu Musa bana bakıp
– “Sende soktun mu hiç karına böyle” dedi. Patlıcanı sapına kadar sokup
– “Şimdide şu pırasayı verin bakıyım “Dedi. Pırasa çok uzundu Derya’nın altındaki yastığı biraz düzeltiler götü iyice ortaya çıkmıştı Bahadır iki parmağını götüne soktu biraz tükürükledi ve sokmaya devam etti. Elini çekti ve boşalan yere Musa yavaşça pırasayı ittirmeye başladı amı patlıcanla dolu olduğu için zor giriyordu. Derya herhalde kendinden geçmişti veya gözleri kapalı kıvranıyordu. 50 cmlik pırasanın neredeyse tamamı baldızımın götüne girmişti. Musa pırasayı sokup çıkarmaya başladı. Bahadır sa patlıcanı çıkardı ve boşalan yere iğrenç yarağını yerleştirdi ve deli gibi gidip gelmeye başladı hemen boşaldı. Onun boşalan yere ufaklık geçti ve daha sokamadan boşaldı. Pırasa götünde iken Derya bana çok cazip geldi. Bu arada Musa yarağını iyice tükürükleyerek pırasanın olduğu göt deliğine yöneldi. Pırasanın olduğu göt deliğine o koca kıllı yarağını soktu. Baldızım acıdan kıvranıyordu ama yapacak bir şey yoktu. Musa da titreyerek boşaldı. Bu arada gözleri bana takıldı
-“Hişt ibne ne dersin baldızını sende sikmek ister misin? diye beni çağırıyordu. Hem baldızım hem ben ikimiz birden
-“Hayır olmazzzz!” diye bağırmıştık Musa
-“Ne demek lan olmaz burada benim emirlerime uyulması gerektiğini hala anlayamadınız mı amına koduklarım.” diye okkalı bir küfür savurdu yanındakilere dönerek
-“Getirin lan şu ibneyi.” dedi Baldızımın saçlarından tutarak sürükleyerek kaldırdı ve zorla yarağımı baldızımın ağzına soktu. Derya’nın hareketsiz duran başını bir yandan elleriyle ittiriyor bir yandan da
-“Yala lan orospu sikeceğim şimdi ağzını.” diye küfürler ediyordu. Ben Derya’nın bir iki hamlesi ile yarağım hemen kazık gibi olmuş bu durumdan nefret etmiştim. Bu durum karşısında adamlar gülmeye başladı
-“İbneye bak birde istemem yan cebime koy ayaklarına yatıyor.” Dediler diğer ikisi tekrar siklerini kaldırmışlardı. Derya’nın ağzında benim yarağım olduğu halde amına ve göğüslerine yöneldiler hayvanlar gibi baldızımın göğüslerini amını yoğuruyorlar adeta vücudunda morartmadık ısırılmadık yer bırakmıyorlardı. Derya’nın çığlıklar içinde ağlaması onlara garip bir zevk veriyordu. Derya’yı sırt üstü yatırıp benim onu sikmemi istediler iki kişi elleriyle Derya’nın bacaklarını açtı bende çaresiz artık iyice açılan tabak gibi ama yarağımı sokarak gidip gelmeye başladım ben gidip geldikçe adamlar çığlıklar atıyor adeta kendileri sikiyormuş gibi seviniyorlardı. Daha fazla dayanamadım ve sarsılarak baldızımın amına boşaldım. Bu sırada Karım Sonay dikkatimi çekti odanın köşesinde kıvrılmış yatıyordu üstü leş gibi idi tükürük ve heriflerin dölleri her yerinden taşmıştı. İkisi de ayağa kalktılar karımın yanına doğru gitmeye başladılar. Karım yeniden ağlamaya başlamıştı.
Musa karımın ağlamalarına aldırmayarak yarağını Sonay’ın ağzına soktu Bahadır ise deliler gibi Sonay’ın amını yalamaya başladı. Yarakları kalkmaya başlamış damarları çatlayacak gibi olmuştu. Musa yatağa sırt üstü yattı yarağını yavaşça Sonay’ın ıslak amına soktu bu arada Bahadırda Sonay’ı omuzlarından bastırarak Musa’nın üstüne yatırdı. Sonay’ın amı götü iyice ortaya çıkmıştı parlıyordu. Musa sert bir şekilde sikmeye devam ediyordu o ıslak ama giren yarak müthiş gözüküyordu. Bu sırada Bahadır da yarağını aynı deliğe dayadı karımın amını zorluyordu. Sonay kıvranıyordu acıdan daha kafası bile girmemişti. Sonra Bahadır birden yüklendi karımın üstüne o koca yarak Musa’nın yarağına sürtüne sürtüne o daracık ama girmişti. Şimdi karımın amında hem Musa’nın hem de Bahadır’ın yarakları vardı. İki yarak birden karımın amında hareket etmeye başladılar. Sonay deliler gibi çığlık atıyordu. Belli ki çok canı yanıyordu ama zevkte almaya başlamıştı kasılmalarından belli oluyordu. Herifler çılgın gibi girip çıkıyorlardı. Görüntü muhteşemdi iki yarak aynı delikte karım çığlık çığlığa kasılarak boşalmaya başladı. Heriflerde karımın içine boşalıyorlardı, karımın amından hafif bir kan akıyordu vakit gece yarısını çoktan geçmiş Ne Musa ve arkadaşlarında nede karımla baldızımda kımıldayacak hal kalmamıştı. Musa arkadaşlarına dönerek
-“Ne dersiniz beyler doydunuz mu gidelim mi artık? diye sorduğunda içlerinde en küçük olanı yani Bahadır
-“Ya abi gitmeden ben şu orospuyu bir daha sikmek işitiyorum.” baldızım Derya’yı gösteriyordu
Derya
-“Allah kahretsin gene mi yeter artık diye bağırdı” Bunu yapmaktan nefret ediyordu yine de çırılçıplak ve titreyerek adamların önünde durdu. Adam
– “Fermuarımızı aç” dedi Derya başka çaresi olmadığını düşünerek, adamların Koca siklerini külotlarından dışarı çıkardı. Bir tanesi çok çok kalındı az önce yemiş olmazına rağmen eğer amıma sokamaya çalışırsa bir taraflarımı yırtılacağından kortu. Birden
– “Onun yarağını eline al, benimkin de ağzına” dedi Bahadır.
– “Ve iyi bir fahişe ol!!!” diye emrine devam etti. Derya çaresiz az önce yaptığı gibi itaat edip diz çöktü. Şimdi dizlerinin üzerindeydi, ağzında koca bir yarak, elinde de ondan da azman bir yarak vardı. Koca yaraklı adam saçlarımdan tutup azgın yarağını küçük ağzına sokarken, Dudakları iyice gerilmiş, çenesi sızlıyordu. Adamlardan birisi kalkıp arkasına geçti. Ağzındaki koca yarağın yüzünden başımı çevirip arkaya bakamadığımdan, ne yapmaya hazırlandığını anlayamıyordu. Korkuyla beklerken kalın yarağını dar, nemli amına sokup, ileri geri pompalamaya başladı..
– “Şunu sırtüstü yatırın” dedi bir ses ve bacaklarıyla ellerinden kollarından tutarak oda ki süngerin üzerine sırtüstü yatırdılar. Bahadır, baldızımın bacaklarını ayırarak dizlerini, tombul memelerine değecek şekilde göğsüne bastırdı. Sonra dev gibi aletini yavaş yavaş amının içine kaydırdı. Çok kalındı ve Baldızım İtiraz etmeye kalkınca
– “Kapa çeneni orospu” dediler. Adamlardan ikisi Derya’nın yüzünün üzerine çömelmiş, tükürükleri ile ısladıkları yaraklarını sıvazlıyorlar, nemlenmiş uçlarındaki sıvı Baldızım yüzüne damlıyordu. Sonra sırasıyla bir o bir diğeri aletlerini ağzına sokup çıkarmaya başladılar. Bu arada Bahadır, Baldızımın amını yavaş yavaş pompalıyordu Derya alta çırpınmaya başlayınca
– “Kıpırdama ve sessiz ol orospu!” diye bağırdı. O arada baldızımın içindeki koca yarak boşalmasına neden olmuş. Zangır zangır titriyordu. Kendini sıkarak bunu gizlemeye çalıştı Fakat başarılı olmamıştı, vücudu kendisine ihanet ederek istemeden çırpınmıştı. Kendisine zevk verdiklerini hissettirmek istemiyordu ama, Onu siken Bahadır yarağını etrafındaki amın kasılmalarını hissederek herkese söylemişti. Aşağılandığını hissediyor utanç içinde zevkten kıvranıyordu. Yirmi dakika kadar sonra Bahadır da Baldızım amına boşaldı. Diğer ikisi de karımın ağzının içinde, ve memelerinin üzerinde olmak üzere faaliyete devam ediyorlardı. Derken onlarda boşaldı ve spermlerini, karımın ve baldızımın bütün vücuduna, memelerine, yüzüne, gözüne ve saçlarına fışkırtmaya başladılar. Zavallıların yüzünde adeta spermden kalın bir tabaka oluşmuştu. Göz çukurları bile spermle dolmuştu vücutları ısırık ve morluklarla doluydu. Nihayet işlerini bitirip gitmişler, Musa giderken de
-“Yerinizde olsam Hemen yatar dinlenirdim çünkü yarına daha çok işiniz var.” diye pis pis sırıtmışlardı.
Öğleye doğru tekrar gelen Musa’nın sesiyle uyandık bize yemek getirmişti. Yemeklerimizi yedik. Karımın ve baldızımın vücutlarındaki spermler kurumuş ciltlerini germeye başlamıştı. Vücutlarının her yeri hala yara bere içindeydi. Yemeklerimizi yedikten sonra
-“Gelin bakalım diye işaret etti.” üçümüzü birden üst katta bulunan banyoya soktu
-“Hadi bakalım hemen yıkanın burada bekliyorum.” diye tembihlemeyi de unutmamıştı. Üçümüz birden küçücük banyonun içinde yıkandık. Artık ne baldızım benden utanıyor nede ben ondan utanıyordum
Banyodan sonra Musa aşağı indiğimizde. Halil çoktan gelmişti salona bizleri görünce
-“O ooo gelin bakalım mis gibi olmuşunuz sıhhatler olsun.” dedi. Yanına vardığımızda Karımın ve baldızımın vücuduna bakarak
-“Oofffff oooff lan hayvan herifler ne yapmışınız böyle.” Musa başını öne eğerek
-“Arkadaşlar yaptı.” Dedi
Cebindeki kutudan birer tane hap çıkararak bizlere verdi,
– “Alın şunları yutun!” dedi. Bizler yutmak istemeyince
-“Siktirmeyin bana yine kendinizi canınız dayak istiyor yine herhâlde.” diye bağırdı
– “Ne Hapı o?” diye sordum Musa
– “Boş ver ne Hapı olduğunu, o hapı yutunca kendinizi daha iyi hissedeceksiniz, inan bana!” dedi. Baldızımla karım Hapları alıp yuttular. Çok geçmeden Hap etkisini gösterdi herhalde ki, Halil Baldızıma
-“Yere, süngerin üstüne sırtüstü uzanmasını ve eteğini beline kadar sıvayıp, bacaklarını açmasını.” söyledi. Baldızım ruh gibiydi, söyleneni hiç itirazsız aynen yaptı. Karıma da
-“Baldızımın bacak arasına doğru domalmasını ve amını yalamasını.” söyledi. Bunlar olurken Musa da yanımda yarağını çıkarmış sıvazlıyordu. Karım Baldızımın bacak arasına domalınca, Halil de karımın arkasına geçip eteğini beline sıvayıp, götüne bir iki tokat atıp, parmaklayarak,
– “Kardeşinin amını yala Orospu!” diye tekrarladı. Karım Baldızımın amını yalarken, Halil pantolonunu ve külotunu çıkardı. Halil’in yarak ta kocaman, kalın ve damarlı bir şeydi. Halil yarağını karımın amına ve götüne sürterken, amı yalanan Baldızım da kafasını sağa sola sallayıp inliyordu… Halil,
– “Çok karı siktim bu güne kadar, ama sizin gibisini görmedim! Kardeşini dün dölledim, bugün de seni dölleyecem Orospu!” deyip, yarağını karımın amına sert bir şekilde, tek hamlede soktu ve pompalamaya başladı. Musa kolumdan tutarak,
– “Hadi sende gelde de yakından bak!” dedi. Ben hemen,
– “Olmaz!” dedim.
– “Sen bilirsin…” deyip beni orada bırakıp gitti kadınların yanına. Artık daha fazla bakamadım ve olduğum yere oturdum. Bakmıyordum ama baldızımın ve karımın odada çınlayan zevk çığlıklarını duyabiliyordum. Bir süre sonra o zevk çığlıkları hafifledi. Sesler iyice kesilince Halil bana seslendi,
– “Serkan Gel buraya! Gel bak, karı nasıl sikilirmiş, nasıl döllenirmiş!” diye. Kalkıp yanlarına gittim. Baldızım dörtayak üzerine domalmış bir vaziyette Musa’nın yarağını yalarken, karım yere yüz üstü uzanmış,
– “Harikaydı…” diye mırıldanıyor, amından Halil’in dölleri akıyordu. Halil de kasanın üstüne oturmuş, bir sigara yakmış, yarağını mendille temizlemeye çalışıyordu. Ben resmen şoktaydım.
Musa Baldızımı sırtüstü yatırdı, bacaklarını ayırdı ve amına sokup sikmeye başladı. Bir ara Baldızımla göz göze geldik, Baldızım (Hapın da etkisiyle) zevkten uçmuş bir halde, Musa’yı kendine çekiyor, bacaklarını havaya kaldırıp Musa’nın amına girmesine yardım ediyordu. Baldızımı o vaziyette görünce, nedense yarağım taş gibi olmuştu. Karım da bu dünyada değildi sanki, domalıp,
– “Ben doymadım, yarak istiyorum daha!” deyince, ben Halile baktım, acaba karımı yeniden sikecek mi diye. Halil karımın yanına giderken bana ,
– “Hadi durma sende baldızını sik!” dedi. Hemen pantolonumu ve külotumu çıkarıp, baldızımın arkasına yanaştım ve götüne soktum Musa hala baldızımın amındaydı ve şu an baldızımı Musa ile birlikte aynı anda sikiyorduk. Baldızımın götü hemen sarmıştı yarağımı. Gördüklerim yüzünden olsa gerek, Baldızımın götüne 3-4 kere sokup çıkardıktan sonra hemen boşaldım ve çekildim…
Musa Baldızımın üstüne doğru çekince, onun da Baldızımın amına boşaldığını anladım. Musa Baldızımın üstünden çekilip ayağa kaltı, yarağı hala dimdikti, sonra karımı baldızım gibi gibi yere sırtüstü yatırıp, bacaklarını omzuna aldı ve karımı sikmeye koyuldu. Bu sefer Baldızım,
– “Ben de doymadım, yarak istiyorum!” diyerek beni yanına çağırdı. Ben Hap falan almadım ama, sanki ben de bu dünyada değildim, Baldızımı ikiletmeden yanına yanaştım. Baldızım yarı inik yarağımı aldı ağzına ve emerek kaldırdı. Sonra da kendimi baldızımı sikerken buldum. Ben Baldızımın amına pompalarken, baldızım,
– “Daha sert!” diye bağırıyordu. Baldızımın amına sokup çıkarırken, amından Musa’nın dölleri dışarı sızıyor, daha da heyecanlanıyordum. Baldızım inleyip titremeye başlayınca geldiğini hissetim. Ben de patladım ve bitkin bir durumda Baldızımın üzerine yığılıp kaldım. Musa hala karımı sikiyor, karım da,
– “Evet! Evet!” diye bağırıyordu. Galiba karım da gelmişti. Ben baldızımın üstünden kalkarken baldızımın yüzüne bakamıyordum. Ayağa kalktığımda, Halil Cep telefonuyla bizi çekiyordu. Sanırım ben baldızımı sikerken de kaydetmişti…

Halil yakarak hepimize birer sigara verdi. Bakın dedi birazdan sizleri bırakacağım ama sakın ola da burada yaşadıklarınızı tek bir kişiye anlatırsanız veya polise giderseniz yemin ediyorum sizleri vurdururum ve görüntülerinizi de internete yükletir tüm Dünyaya rezil ederim sizi diye tehditler savurdu. Artık kurtulacaktık bu cehennemden nihayetinde.
Halil tamam gideceksiniz ama gitmeden önce bir muhabbet daya yapalım diyerek artık etkisi geçmeye başlayan haplardan birer tane daha verdi Sonay’la Derya’ya
Bize birer duble Rakı içirdikten sonra, Baldızımla karımın yuttukları Haplar da etkisini göstermeye başlamıştı tekrardan. Musa karımın dudaklarına yapışıp elbiselerini parçalarcasına soydu. Halil de baldızımı soymuş, Baldızıma sakso çektiriyordu. Halil bana,
– “Serkan sen de soyun ve yanımıza gel!” dedi. Ben bir duble Rakı daha atıp, soyundum ve baldızımın yanına gittim. Halil altta, baldızımı kucağına almış, hoplatarak sikiyordu. Durdum biraz seyrettim. Yarağım kalkmıştı yine seyredenken. Halil,
– “Ben amından sikerken, sen de götten yap!” diyerek, baldızımı kollarından tutup kendine çekerek, baldızımın götünü domalttı. Arkasına yarağımı tükürükleyip baldızımın götüne zorladım. Baldızımın götü geceden beri kendini toparlamış olmazına rağmen akşamki sıkılığı kalmamıştı. Daha ilk hamlemle de kolayca ucu girdi. Hepsini sokmamla, Baldızım feryat etmeye başladı. Fakat 10 dakika sonra alışmıştı. Osuruklar eşliğinde Baldızımın götünü sikip boşaldım…
Karşıya baktım. Musa karımı domaltmış götten sikiyordu. Karım alışık olduğundan, Musa’nın yarağını zorlanmadan alıyordu götüne. Musa beni görünce,
-“Gel gel, sen de ağzına ver Orospu karının!” dedi. Yanlarına gidip karımın ağzına verdim inik yarağımı. Karım kudurmuş gibi yalayarak kaldırdı, sertleştirdi. 5 dakikaya kalmadan karımın ağzına boşaldım. Karım döllerimin çoğunu yuttu, bir kısmını da tükürerek çıkardı. Beşimizde bitmiştik ve kımıldayacak halimiz kalmamıştı.
-“Halil pek ala sanrım bu size iyi bir ders oldu. Gidip temizlenin şimdi ve ondan sonrada siktirip gidin. Bir daha da kimsenin malını izinsiz almayın elimizde görüntüleriniz olduğunu da unutmayın ve ona göre davranın.” diyerek çıkıp gitti. Musa Cep telefonlarımızı ve arabanın anahtarını getirerek verdi ve az sonra o da gitti. Nihayet kurtulmuştuk bu kabus dolu günden yukarı çıkarak Tekrar banyomuzu yapıp temizlenmeye çalıştık Karımın ve baldızımın vücudunun her yeri çürük ve morluklar içindeydi. Baldızım bir yandan ağlıyor bir yandan da
-“Ne yapacağım ben şimdi bunu nasıl açıklarım diye söyleniyordu.
Banyomuzu alal acele yaptık. Tekrar biri gelmeden bir an önce buradan ayrılmak istiyorduk. Hızla üzerimizi giyinerek arabaya bindik. Ancak bahçenin içerisinden çıkıp ana yola vardığımızda kurtulduğumuza inanmıştık. Hem karım Hem baldızım Arabada hıçkıra hıçkıra ağlıyor adamlara olmadık küfürler ediyorlardı. Ben
-“Kızlar çok üzgünüm koruyamadım sizi o yüzden özür dilerim.” diye söyleniyordum. Baldızım
-“Enişte senin ne suçun var sen ne yapabilirdin ki hepimiz o hayvanların dediğini harfiyen yapmadık mı asıl biz özür dileriz o hayvanların yaptığı şey hoşuma gitti ve orgazm oldum bu kahrolası vücuduma söz geçiremedim ve orgazm oldum aman tanrım ne kadar aşağılayıcı.” diye kendine kızıyordu. Karım
-“Bu böyle olmaz o orospu çocuklarının yaptıkları yanlarına kar kalmamalı hemen polise gidip şikayet edelim.” dedi. Baldızım hemen atıldı
-“Olmaz olmaz rezil oluruz sonra basına TV’lere çıkarız hiç kimsenin yüzüne bakamam lütfen abla.”
-“Ne yani şimdi hiç bir şey yapmadan evimize gidip onların elini kolunu sallayarak gezmesine göz mü yummalıyız?” diye söylendiğimde. Baldızım tekrar ağlamaya ve yalvarmaya başladı. Lütfen
-“Şikayet olmaz herkes duyarsa rezil olurum kocam boşar beni yaşayamam bir daha bu çevrede hepimiz rezil oluruz.” diye hem yalvarıyor hem de ağlıyordu. Karım
-“Tamam ağlama lütfen ağlama sen nasıl istersen öyle yaparız..” diye Baldızı sakinleştirmeye çalıştı. Ağlaması durmuştu arabayı Bir benzinliğin parkına çekerek biraz sakinleşmeye ve eve varınca söyleyeceklerimizi düşünmeye çalıştık. Kendimizce bir plan yapmıştık. Rezil olmamak adına şikâyet işinden vaz geçmiştik ve olanlar aramızda kalacaktı

Karım ile İlk Anal Deneyimimiz

Geçtiğimiz yıl iş için 2 haftalığına yurt dışına gitmem gerekiyordu. Eşim yalnız kalmaktan çok korkar, bu yüzden ben evde yokken eşimin annesi memleketten bize kalmaya gelecekti. Ben yurt dışına gitmeden 1 hafta önce bize geldi. Bu 1 hafta hem eşimin adet dönemine denk geldiği için hem de evde misafir olduğu için birlikte olma şansımız olmamıştı. eskişehir merkez escort 2 hafta da yurt dışında olduğum için ayrı kaldık. Sonuçta 3 hafta ayrı kalınca ikimizin de hormanları tavan yapmıştı. Telefonda konuşurken eşimin sesinden bile beni ne kadar çok arzuladığını anlayabiliyordum. Benim de sertleşmem için onun yataktaki hallerini gözümün önüne getirmem yetiyordu.
2 hafta çok yoğun geçti, bütün gün toplantıdan toplantıya koşturuyor, akşam 8-9’da anca otelde oluyordum. Neyse ki sayılı gün çabuk geçti, sarıcakaya escort Cumartesi sabah ilk uçakla istanbula dönecektim. Ama bir sorunumuz daha vardı. Eşimin annesi 1 hafta daha bizdeydi. Buna bir çözüm bulmam gerekti. Ve buldum da. Gelmeden 2-3 gün önce eve yakın 5 yıldızlı bir otelde bir suit rezervasyon yaptırdım. Eşime ve annesine de çalıştığım şirketin prim olarak spa ve masaj ile birlikte 1 gecelik konaklama hediye ettiğini söyledim. Planımız şu idi, ben sabah 9 uçağı ile istanbula gelince eve hiç uğramadan direk otele geçecektim. Eşimle orda buluşacak ve o gece otelde kalacaktık. Planı duyunca Funda imalı imalı demek şirket hediye etti dedi. Sen annene durumu çaktırma yeter dedim 🙂
Cumartesi günü yorucu bir yolculuktan sonra oteldeydim. Eşim benden 10 dakika önce gelmiş, lobide beni bekliyordu. Üstünde tek parça, bütün vucudunu saran, dizlerinin üzerinde, askılı bir elbise ile gelmişti. Onu bu şekilde görünce çok etkilendim. Bu elbisesini bugüne özel almıştı ve bana süpriz yapmıştı. Elbise içerisinde çok seksi görünüyordu.
escort eskişehir Hemen yanına gittim ve kucaklaştık. Onu o elbiseden çıkarmak için sabırsızlanıyordum. Hemen kayıt işlemlerini tamamlayıp odamıza çıktık. Kapıdan girerken eşim hınzırca gülümseyerek kapının dış koluna rahatsız etmeyin yazısını astı. Kapıyı kapattığımız gibi de yatağa gitmeyi bile beklemeden dudaklarıma yapıştı. Kapının önünde çılgınlar gibi öpüşmeye başladık. Elim kalçalarında geziniyor, dillerimiz birbirine değdikçe elimin hareketleri daha sert oluyordu. Derken eşim göğsümden beni iterek kendinden uzaklaştırdı ve sırtımı duvara yapıştırdı. Sakin ol, aceleye gerek yok sevgilim dedi. Önümüzde 24 saatimiz var, uzun bir yoldan geldin, önce duşa gir ve rahatla, sonra kaldığımız yerden devam ederiz dedi. Haklısın dedim ve duşun yolunu tuttum. Ama eşim beklemediğim bir hareket yaptı, duşun kapısına geldi ve burada durup seni izleyeceğim dedi. Üzerimdekileri kendi elleri ile çıkardı, boxer’ımı çıkarırken gözlerini kalınlaşmış yarağımdan alamadığının farkındaydım. Popoma bir şaplak atarak beni duşa gönderdi. Sıcak su beni oldukça rahatlattı. Eşim beni röntgenlerken her yanımı güzelce yıkadım. Tam duştan çıkacakken eşim duşakabin’in yanına geldi ve önümde diz çöktü. Gözleri gözlerimdeydi. Aklından neler geçirdiğini tahmin edebiliyordum. Elbisesi hala üzerindeydi. Kasıklarıma küçük öpücükler kondurmaya başladı. Gelmeden önce vücut temizliğimi yapmıştım. Duştan sonra tam eşimin ağzına layık bir hale gelmişti yarağım. Sıcak sudan dolayı biraz küçülmüştü, ama eşimin ateşli dudakları onu eski haline getirmekte hiç zorluk çekmeyecekti. Kasıklarımda başlayan öpücükler yavaşça yana kayarak taşaklarıma geldi. Taşaklarıma attığı küçük öpcükler büyüyerek yarağımın alt tarafına kaydı. Daha sonra da yarağımın ucundan başlayarak ağzına aldı ve emmeye başladı. Sikim de ona karşılığını anında verdi, 2 dakika içinde taş gibi olmuştu. Eşimin hünerli dudakları yarağımı yalarken elleri de taşaklarımı avuçluyor, beni daha da zevke getiriyordu. Derken yavaşça ayağa kalktı, sırasıyla karnımı ve göğüslerimi ve boynumu öperek dudaklarıma çıktı ve kulağıma sıra sende diye fısıldadı. Omuzlarımı aşağı doğru bastırarak bana yol gösterdi. Amcığının tadını çok özlemiştim. Aşağı inerken ben de onun izlediği yolu takip ettim. Önce boynuna öücükler kondurdum. Sonra daracık elbesisini üzerinden bile belli olan göğüs uçlarını dışarı çıkardım ve emmeye başladım. Göğüslerinin emilmesi karımı deli ederdi. O anda inlemeleri başlamıştı bile. Aşağı doğru inerken elbisesinin fermuarını açmış ve sıyırmıştım. Elbise ile birlikte kilodu da aşağı sıyrıldı. Ve karşımda o kaymak gibi amcığı duruyordu. O da hazırlıklı gelmişti. Amcığı misler gibiydi. Karnından aşağı inerken elleri saçlarımda geziniyordu ve başımı tutarak dilime yol gösteriyordu. Bir bacağını kaldırdım ve omzuma attım. İşte şimdi 20 gündür hayalini kurduğum manzara karşımdaydı. Kendimi tutamayım amcığına yapıştım ve emmeye başladım. Amcığının dudaklarını ağzıma alıyor, dilimle klitorisini yalıyordum. Zaten ıslanmış olan amcığından daha da fazla sular geliyordu. İnlemeleri arttı. Boşalacağını hissettiğimde geri çekiliyor, boşalmasına engel oluyordum. Bu böyle olmayacak dedi ve beni yere yatırdı. Amcığı ağzıma gelecek şekilde üstüme oturdu. O da eğilip kalkmış sikimi ağzına aldı. Hem kalçalarını ağzımda oynatıyor, hem de yarağımı dudakları arasında kaydırıyordu. Bazen de götünü öne doğru kaydırıp göt deliğini dilime sunuyordu. Daha fazla dayanamadı, amcığını iyice dudaklarıma bastırdı, bacakları ile başımı sabitledi ve kafamın üstünde gidip gelmeye başladı. O kalçalarını inip kaldırdıkça dilim amcığına girip çıkıyordu. Karımın iniltiler arasında titreyerek boşalması beni mest etti. Resmen ağzıma boşalmıştı. Ben de daha fazla dayanamadım, boşalacağımı söyledim. Normalde karımın ağzına hiç boşalmamıştım, ama karım beni şaşırtan bir hareket yaptı ve yarağımı hiç ağzından çıkarmadı. Benim onun am sularını içtiğim gibi o da benim döllerimi iştahla içti. O şekilde 1 dakika banyo zemininde kıpırdamadan durduk. Sonra başını kaldırıp bana döndü ve tadı gayet güzelmiş, neden şimdiye kadar benden sakladın diyerek gülümsedi.
Birinci posta’dan sonra birlikte duşa girdik ve sarılarak yıkandık. İkimiz de işimize yatakta devam etmeye niyetliydik. Üzerimize bornozlarımızı giydik ve yatağa geçtik. Ben çantamdan laptop’umu çıkardım ve bugün için hazırladığım erotik videolardan açacaktım. Eşimden teklif gecikmedi, video’da yapılanların aynısı yapacaktık. Ben de hemen kabul ettim, çünkü videoların içeriklerini biliyordum. Hemen o an aklımdan geçen bir pozisyonu içeren bir video açtım. Video kadının kocası uyurken yarağını yalaması ile başlıyordu. Eşim de bu şekilde başladı ve işe koyuldu. Yarağımı tekrar kaldırması uzun sürmedi. Daha sonra uyanan adam kadının onu uyandırmasına kızıyor, onu cezalandırmaya başlıyordu. Kadını altında resmen eziyordu. Eşim video’daki kaslı adamdan ve kalın, damarlı yarağından gözlerini alamıyordu. Ben de videonun aynısını yaptım, kalınlaşmış yarrağımı eşimin amcığına dayadım. Sikim hiç zorlanmadan içerdeydi, karımın kutusu sulanmakta hiç gecikmemişti. Bir kaç dakika içinde eşimi inleterek sikmeye başlamıştım. Bir yandan gözümüz bilgisayar ekranındaydı. Video’da pozisyon değişti. İşte benim istediğim bölüme gelmiştik. Adam cezanın dozunu arttırıyordu. Karısını domalttı ve arkasına geçti, eliyle kalçalarını iyice ayırdı ve sikini kadının göt deliğine dayadı. Kadın belli ki bu işe alışkında, zorlanmadan o koca yarak kadının götünün içinde gidip gelmeye başlamıştı bile. Eşimin gözlerine bakıp göz kırptım, o da aynı şekilde cevap verdi ve benim hiç hareketimi beklemeden karşımda domaldı. Daha önce hiç arkadan yapmamıştık ve daha önce çok acıyıp acımayacağı konusunda tereddütleri vardı. Buna da hazırlıklıydım, yanımda kayganlaştırıcı krem getirmiştim. Arkasına geçip göt deliğini önce güzelce yaladım. Dilim arada amcığına da kayıyor, karımı iyice azdırıyordu. Sonra sıra parmaklara geldi, kremlediğim parmaklarım ile hem götünü yarağa alıştırdım, hem de kayganlaşmasını sağladım. 2 parmağa geçince eşimin çok güzel şeklinde iniltisi bana daha da cesaret verdi. Yarağımı da iyice kremleyerek götüne dayadım. İlk giriş beklediğim kadar zor olmadı. Onu hazırlamam işe yaramıştı. Yavaşça yüklendikçe yarağım köküne kadar göt deliğinin içinde süzülmeye başladı. Arka deliğinde gidip gelmeye başladım. Arada kalçalarını tutup kendime çekiyor, sonra da şaplaklıyordum. Eşim artık inlemeyi bırakmış, resmen bağırıyordu. O bağırdıkça daha da hızlandım ve göt deliğini içine bütün döllerimi akıttım. Benim döllerim içini doldururken o da titreyerek boşaldı. O şekilde yatağa yığıldık kaldık.
Gece boyunca değişik pozisyonlarda 3 posta daha seviştik. Hepsinde hem eşim hem de ben inleyerek boşaldık. 20 günlük ara sonrasında bu özgür gece bizi kendimize getirmişti. Ertesi sabah güzel bir kahvaltı sonrasında toplanıp evin yolunu tuttuk.

beyza ile sikiş

Hayatta her şey mümkün. Mutluluk da, üzüntü de… Hatta aşk varsa işin içinde ihanet de olabiliyor bazen. Ve bazen her hikaye, bildiğiniz gibi bitmiyor. Aynı benim yaşadığım bu tecrübe gibi… Telefondan gelen “Nerdesin?” sorusuna hiç düşünmeden doğruyu söylemediğiniz oldu mu? Benim oldu çünkü kafamdaki planı uygulamak için önce bunu yapmam gerekiyordu. Üstelik saniyeler içersinde verilmiş bir cevaptı benimki. Halbuki telefonun ucundaki emre birkaç soru sorsa oracıkta dilim dolaşacak ve belki de yalan söylediğim kolaylıkla anlaşılacaktı. Sormadı… Ya bana çok güveniyordu ya da kafasında düşünmek için acele ettiği daha öncelikli konular vardı. Bunun üzerinde daha fazla kafa yorup vakit kaybedemezdim. Yetişmem gereken bir randevum, beni bekleyen başka bir adam vardı.

Buluşacağım adamı daha önceden kısmen tanıyordum ama tanışma süresinin uzunluğu, bu olayın hiçbir noktasında önemli değildi. Bu durum sadece onu daha kolay ve daha ulaşılabilir kılıyordu, o kadar… Erkekler için bir kadınla buluşmaya çalışmak ne kadar zorsa, kadın için bir o kadar kolaydır. Hayatımda ilk defa bunun şansını kullandığımı fark ettim

Evden çıkarken içimde sürpriz bir gecenin heyecanı ya da nasıl davranacağım kaygıları yoktu. Kafamda sadece tek bir şey vardı ve ona odaklanmıştım. Ne yapmak istediğimi bildiğim ender anlardan birini yaşıyordum. Konuya odaklanmış, dış dünyayla ilişkimi kesmiş ve maneviyatımı bir süreliğine tamamen kapatmıştım. En ufak bir duygusal hezeyan yaşamak istediğim her şeyi yerle bir edebilirdi çünkü. Buluşma mekanına vardığımda taksiden iner inmez bedenimde dolaşan gözleri fark etmek için yüzümü dönmem bile gerekmiyordu. Benimle aynı fikirde olan adamla 500 metre öteden bile konuşmadan anlaşmaya başlamıştım. Bu iyi bir şeydi; şimdilik…

Masaya oturur oturmaz zekanın, entelektüelliğin, duygusallığın, vizyon sahibi olmanın çok da önemli olmadığı bir dünyaya giriş yapmıştım. Zaten fazlası da şu an önemli değildi. İnsanlar ilişki kurmak istedikleri, sevgili olmayı düşündükleri kişilerle sohbet edip birbirlerini tanımaya çalışırken bu tür şeyler her zaman prim yapar. Fakat şu an masada bulunan iki insanın da böyle bir derdi yok; gerek de yok. Onun yerine hava durumundan, yeni çıkan şarkılardan ya da algı seviyesini zorlamayan ne varsa hepsinden konuşmayı tercih etmek daha az yorucu olacaktı. Öyle de oldu…

İnsanlığın en alt seviyesini birazdan yaşayacağımızı ikimiz de biliyorduk. Biraz sohbet edip gevşemeden direkt konuya girmek hayvansı olacağı için bütün bunları yaşıyorduk bu masada. Hiçbir zaman en yakın arkadaşıma anlatacağım heyecanlı bir ilişkinin öznesi olamayacak bir adamla sadece sevişmek için müzakere yapıyordum adeta. Bana komik gelmeyen ne varsa onun için kahkahalarla gülme sebebiydi. Ve yine çok güldüğü bir karikatürü bana anlatmaya çalışıyordu; karikatür anlatmak kadar çaresiz bir eylem yoktur…

Hadi artık gidelim” demekti.
beylikdüzü eve gelen escort “Hadi şu işi bitirelim” kadar kaba değil, “Çok istiyorum” kadar da hevesli olmayan en güzel cümleydi o an. Bunu dedikten sonra hesabı istemesi arasında geçen süre, saniyelerle sayılmayacak kadar kısa bu yüzden. Koca bir uçağın kontrol kumandasını teslim almış gibiydim. Ben nereye istersem oraya doğru gidiyorduk. Karşımdakinin bu teslim olmuş hali, bana büyük bir haz vermeye başlamıştı. Artık hazırdım.

Daha fazla sohbet etmek ve beylikdüzü escort bayan komik olmayan şeyler dinlemek istemiyordum. O an aklımda ne sevgilim vardı ne de herhangi bir duygusal düşünce. Kendimi özgür hissediyordum, hem de çok! Onun yakınlarda bulunan evine gitmek için hemen harekete geçtik.

İlk başta selamlaşmak için öpüştüğün herhangi bir dostun ya da akrabanla istemeden öpüşmüşsün gibiydi… beylikdüzü escort
Bir an uzun zamandır alıştığın tenin yerine başka bir teni koymak çok garip gelmişti. emrenin teri hiçbir zaman canını sıkmaz eğer onu seviyorsan. Fakat şu an nasıl hoş görüleceği bilinmeyen bir ter kokusu da işin içine girmişti. Bir an evvel bu konuyu yok sayıp devam etmeliydim yoksa her şey berbat olabilirdi. Öyle de yaptım! Hemen hemen her şey beklediğim, istediğim ve planladığım gibiydi. “İnsanlar sevgilileriyle ya da eşleriyle sevişirken neden böyle olmuyor?” diye düşündüm bir süre. Aldatmanın cazibesi sadece bu birkaç dakikalık andı; gerisi çöp.

Her şey bittikten sonra sarılıp yatmak bu odada geçerli değildi; en azından benim için… Sadece biraz dinlenmek, bi şeyler içmek, giyinmek ve kalkıp gitmek istiyordum. Bu kısa süreli mutluluğun tadını hiçbir şey düşünmeden yaşamak, attığım taşın ürküttüğüm kuşa değmesini bekliyordum. Sadece bu kadar… Benim kafamdan bunlar geçerken az evvel yaşadığım şeylerin tek şahidi ve ortağı olan adam konuşmayı seçmişti.

Bir ara yanımdan kalkıp banyoya gittiğinde arkasından bakarken buldum kendimi. Ne yalan söyleyeyim, güzel bir …ski da vardı. Bazen bakmak, yapmaktan daha çok zevk verir. İşte o an bakarken aldığım zevk, işlediğim suçun üstünü kendi kendine örtmüştü. İç dünyamla ilgili hesaplaşmaya hiçbir şekilde müdahale edemiyordum. Her şey kendiliğinden oluyordu ve maalesef şu an kendimi iyi hissediyordum.

Eve gitmek için taksi çağırmak istediğimi söyleyince “Ben seni eve bırakırım” teklifine “İyi bari” dedim. Çünkü şu an her şey, bir faydanın etrafında dönüyordu. Eve gitmek için taksi çağırmak istediğimi söyleyince “Ben seni eve bırakırım” teklifine “İyi bari” dedim. Çünkü şu an her şey, bir faydanın etrafında dönüyordu. Madem öyle, faydam olan hiçbir şeye hayır demesem de olurdu. benim taksiyle gidebileceğimi, hiç yorulmam gerektiğini falan söylemedi. İçimden gelmeyen şeyleri zorla yaşadığım bir gün değildi bugün, napayım? Bir ara yolda vites topuzunu ve elimi aynı anda tuttuğunu fark ettim. Büyük ihtimalle ya bir ilişkinin hasretini çekiyordu ya da bana ayıp olmasın diye böyle davranıyordu. Halbuki bunları dert etmeyen hatta istemeyen belki de tek kadınla şu an yan yana oturuyordu ama bunu bilmiyordu. Çantamdan evin anahtarını çıkartmak için bundan iyi bir zamanlama olamazdı; elimi geri aldım.

Ne yaşadığımı değerlendirecek kadar içimde en ufak bir pişmanlık hissetmeden yattım o gece kendi yatağıma. Kimisine göre bu yaptığım büyük orospuluktu, kimisine göre özgürlüğün ta kendisiydi. Hiçbiri ama hiçbiri umrumda değildi. Yaşadığım şeyi bir kavramın içine sokup, ona türlü türlü bahaneler bulup kendimi aklayacak değildim. Beni ele geçiren her neyse onunla birlikte mutluydum sadece. Çok zorladım ama yapamadım: Pişman olmadığım için özür dilerim (Beyza) (İki günlük bir çalışmanın eseri)